İŞTE ATATÜRK

İŞTE ATATÜRK
Allah Kuran’da: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17/İSRA/36) buyurmuştur. Atatürk de: “Türk Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-5, 1977 /A. Gürtaş, s. 41) demektedir.- "İŞTE ATATÜRK" PORTALINA GİRMEK İSTEDİĞİNİZDE YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ.

24 Kasım 2016 Perşembe

ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI


YOLUMUZU AYDINLATAN BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK'Ü 
ve 
EBEDİYETE GÖÇEN ÖĞRETMENLERİMİZİ 
ALLAH’TAN RAHMET DİLEKLERİMLE VE MİNNETLE ANIYOR; 

GELECEĞE YÖN VEREN SAYGIDEĞER TÜM ÖĞRETMENLERİMİZİN 
ve 
TÜM ÖĞRETENLERİN 

(Üç çocuğumuzun da ilk öğretmeni Sevgili Eşimin 
ve 
Öğretmen kızlarım Ebru'm ile Elif'imin)  

"ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ'' 
 ŞÜKRAN VE MUHABBET İLE KUTLUYORUM.



 M. Kemal Adal
 24 Kasım 2016

*****
HAYATTA  EN  HAKİKİ  MÜRŞİT İLİM’dir (Mustafa Kemal ATATÜRK)



Kuran’ın ilk ayeti ’Oku’’ ile başlar. Okumak demek ANLAMAK, anlamak demek ÖĞRENMEK, öğrenmek demek BİLMEK, bilmek demek OLMAK için bir başlangıçtır.

Hacı Bektaş Veli bunu kısaca ARA, BUL, BİL, OL olarak izah eder.

Bir şeyi öğrenmek veya o konuda bilgi sahibi olmak isterseniz onu arayacaksınız. Örneğin Kanser hastalığına Çare arıyorsunuz.

Önce aramaya başlıyorsunuz. Çevrenizde sağda solda soruyorsunuz. Buna ARA denir.

Sorarken bir kitapta önemli bilgilerin olduğunu öğreniyorsunuz. Gidip bu kitaba ulaşıyorsunuz. Buna BUL denir.

Sonra kitapta yazılanları okuyarak bilgi sahibi oluyorsunuz. Buna da BİL denir.

Şimdi bu bilgileri tatbik etme zamanıdır. Ulaştığınız bilgi her ne ise onun hakkını vermek gerekir. Buna da OL denir. 

Bütün bilgilerin Zahiri ve Batıni anahtarı işte Tanrı’nın Kuran’da geçen OKU emri ile başlar. Ve bu emre uymak isteyenler de elbette bir öğretici (Mürşit, Aydınlatıcı, Öğretmen) bulmak zorundadır.

Öğretmen, modern çağlarda öğreticilik anlamına gelen tüm kavramların ortak adı olarak kullanılmaktadır. Örneğin Doçent, Prof, gibi kapsamlı öğreti de öğretmenliğin ortak adıdır.

Tanrı’nın ’OKU’’ emri ile başlayan ve Hacı Bektaş Veli’nin ’Ara, bul bil ve OL’’ ile biten süreçte başvurulan kişi ‘Öğretmen’’dirBu işin önemi konusunda hem Kuran’da, hem Hadis’lerde, hem İslam Büyüklerinde, hem de Evliyalarda yeterince açıklama mevcuttur.

·           ’Oku!…. O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak’tan)  yarattı. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.” (Alak Suresi 1-5. Ayet ),

·           ‘’..(Ya Muhammed)... De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ? Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır. (Zumer Süresi 9. Ayet ),

·           İnsanlar tarağın dişleri gibi bir birine eşittir. Ancak Bilgi ve Takva’da üstünlük sağlarlar (Hz. Muhammed),


·           İlim Çin’de de olsa gidip öğreniniz (Hz. Muhammed),

·           Ben İlim şehriyim, Ali onun kapısıdır (Hz. Muhammed),

·           Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum (Hz. Ali),

·           Kadınları okumayan milletler yükselemez (Hacı Bektaş Veli)

·           Kadınları okumayan milletler karanlıktan kurtulamazlar (Hacı Bektaş Veli)

·           Kul olayım Kalem tutan ellere (Pir Sultan Abdal)

·           Hayatta en Hakiki mürşit İlim’dir (Mustafa Kemal Atatürk)
.......,

Şunu unutmayalım ki doğru bilgiye ulaşan ve bunu doğru kullanan kendini bilir, kendini bilen Rabbini de bilir. Rabbini bilen İnsan-i Kâmil olur. İnsan-i Kamil olan sadece kendisine ve çevresine değil, ülkesine ve giderek insanlığa faydalı olur. Onların barış içinde, bilgili, huzurlu yaşam sürdürmesine katkı sunar.

Son Yüzyılın Başöğretmeni Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘’Yurt’ta SULH, Cihan’da SULH’’ sözlerinin günümüzde ne kadar kıymetli olduğu bugün daha net olarak anlaşılmaktadır.

Bilgili ve erdemli olan insan aynı zamanda çevreye, doğaya, hayvanlara karşı da sorumluluk duyar. Ağacın, yeşilin, çiçeğin, böceğin hakkını bilir ve korur. Ormanı, suları, yeşil alanı Hoyrat ellere karşı korur. Rant mafiasına karşı çıkar. Suların doğaya hayat vermesine sahip çıkmanın bir insanlık borcu olduğunu anlar ve gereğini yapar.

Tarihe göz attığımızda bilime, kitaba, bilgine düşman olan iktidarların İnsanlığa da düşman olduklarını görürüz. Bu anlamda Bilgi ile cehalet bir arada yaşamaz,

·         Roma İmparatoru Sezarın yok etmek istemesine rağmen kısmen zarar verdiği dünyanın en büyük kütüphanesi olan Mısır / İskenderiye kütüphanesini Halife Ömer, 642 yılında komutanı Amr bin As eli ile yakarak yok etti. 150 bin el yazması günlerce hamamlarda yakıt oldu.

·         İlhanlı Devletinin kurucusu, Moğol Kağanı Hülagû Han:  (1217– 1265) 1258’de Bağdat’a girdi ve Abbasi Halifesi Mustasım-Billah’ı öldürdü. Ve halkı kılıçtan geçirttikten sonra yüzbinlerce kitabın olduğu Bağdat kütüphanesini ateşe verdi.

·         Orta Çağ’da Büyük Fransız düşünürü Francisco Saurez de Mariana’nın yazdığı ve zulüm’e başkaldırmayı meşru sayan, ’Direnme Hakkı adlı kitabı İngiltere kralı tarafından 1613’da St. Paul’s Gross meydanında yaktırıldı. Ertesi yıl da (1614) Fransa Parlamentosu aynı gerekçe ile bu kitabı yaktı.

·         Nazi Almanyası 10 Mayıs 1933’de Berlin Meydanı’nı ’Kitap Yakma’’ günü yaparak sayısız kitabı yaktırmıştır. Onu Mussolini İtalya’sı rejimi takip ederek tonlarca kitap toplu olarak yakılmıştır.

·         Türkiye’de de bu durum özellikle 12 Eylül darbesi sonrasında yaşanmış, Kağıt Fabrikası SEKA, yok edilmek üzere gönderilen kitap mezarlığı olmuştur.

Bilgi ile zulüm,  bir birlerinin karşıtıdır. Zalimlerin iktidarların da yok edilecek ilk hedef bilginlerdir. Baş düşman kitaptır. Kitaba yön veren ve okutan ÖĞRETMENDİR.

Ünlü İngiliz Filozof Herber Spencer: “Bir insanın değeri, okuduğu kitaplarla ölçülür!” demiştir.

Yunus Emre yazdığı bir şiirde şöyle der:

İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır

Yunus bu şiirini şu cümlelerle tamamlıyor:

‘’..... Hepisinden iyice, Bir gönüle girmektir’’

Tüm öğretmenlerin bu güzel gününü kutluyor, saygılar sunuyorum.

Bilgiyi, akıl öğretisini esas alıp katkı sunan herkese sonsuz minnetlerimle.

Kazım Balaban / Viyana 

DİP NOT:

 Alevi bir yazarın, Posta kutuma düşen güzel bir yazısıdır. (MKA)
  



M.Kemal Adal

Herkese açık olarak paylaşıldı  -  11:22
https://www.youtube.com/watch?v=rFkRiHqbD18&sns=em

'ÜNİVERSİTE NEDİR; ÜNİVERSİTELİ OLMAK NE DEMEKTİR' BİLMEYENLER, DİPLOMALARININ ARDINA SIĞINMADAN MUTLAKA İZLEMELİ... İBRETLİKTİR. (MKA)



*****



M.Kemal Adal

Herkese açık olarak paylaşıldı  -  08:29
M.Kemal Adal tarafından paylaşılan ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN videosunu Dailymotion üzerinde izle.


*****







M.Kemal Adal

Herkese açık olarak paylaşıldı  -  11:22


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder