İŞTE ATATÜRK

İŞTE ATATÜRK
Allah Kuran’da: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17/İSRA/36) buyurmuştur. Atatürk de: “Türk Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-5, 1977 /A. Gürtaş, s. 41) demektedir.- "İŞTE ATATÜRK" PORTALINA GİRMEK İSTEDİĞİNİZDE YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ.

11 Eylül 2016 Pazar

İNSANIN YARATILIŞ SEBEBİ VE YARATILIŞ AŞAMALARI



İNSAN  


 1.
  İNSANIN YARATILIŞI -2



b) İnsanın Yaratılış Sebebi ve Yaratılış Aşamaları


(1) Yaratılış, Sebebi, (İnsan ve Cinlerin):

Yemin olsun ki biz, insanlardan ve cinlerden birçoğunu cehennem için yarattık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar. 7. sure (A'RAF) 179. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)

Allah'tan hak bir vaat olarak hepinizin dönüşü yalnız O'nadır. Yaratılışı başlatır, sonra yarattıklarını varlık alanına ardarda çıkarır ki, iman edip hayra ve barışa yönelik amelleri yerli yerince sergileyenleri ödüllendirsin. Küfre dalanlara gelince, onlar için, nankörlük edip gerçeği örtmeleri yüzünden, kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap öngörülmüştür. 10. sure (YÛNUS) 4. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)

Sonra onların ardından yeryüzünde sizi halefler kıldık ki, nasıl iş yapacağınızı görelim. 10. sure (YÛNUS) 14. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)

O, odur ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. O'nun arşı da su üzerinde idi. Böyle yapması, iş ve davranış yönünden hanginizin daha güzel olduğunu belirlemek için sizi denemeye yöneliktir. Sen, "Kuşkusuz, sizler ölümden sonra diriltileceksiniz!" dediğinde, küfre batanlar hemen ve kesinlikle şöyle derler: "Bu apaçık bir büyüden başka şey değildir." 11. sure (HÛD) 7. ayet (Resmi: 11/İniş:52/Alfabetik:38)

Eğer Rabbin dileseydi insanları elbette bir tek ümmet yapardı. Ama birbiriyle tartışmaya devam edeceklerdir. Rabbinin rahmet ettikleri müstesna. O, onları işte bunun için yaratmıştır. Rabbinin, "Yemin olsun ben cehennemi, tümden insanlar ve cinlerle dolduracağım!" sözü tamamlanacaktır. 11. sure (HÛD) 118-119. ayet (Resmi: 11/İniş:52/Alfabetik:38)
Biz, yeryüzündeki şeyleri ona bir süs yaptık ki, insanları, içlerinden hangisi amel yönünden daha güzeldir diye imtihan edelim. 18. sure (KEHF) 7. ayet (Resmi: 18/İniş:69/ Alfabetik:54)

"Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" 23. sure (MÜ'MİNÛN) 115. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)

Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı. Biz sizi birbiriniz için imtihan aracı yaptık. Sabrediyor musunuz? Rabbin her şeyi görmektedir. 25. sure (FURKÂN) 20. ayet (Resmi: 25/İniş:42/Alfabetik:29)

Ve Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Ta ki her benlik, kazancının karşılığıyla, hiç kimse zulme uğratılmaksızın, yüz yüze getirilsin. 45. sure (CÂSİYE) 22. ayet (Resmi: 45/İniş:65/ Alfabetik:15)

Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. 49. sure (HUCURÂT) 13. ayet (Resmi: 49/İniş:105/Alfabetik:37)

Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım. 51. sure (ZÂRİYÂT) 56. ayet (Resmi: 51/İniş:67/Alfabetik:111)
 
Göklerde ne var yerde ne varsa Allah'ındır. Bu, Allah'ın; yaptıklarıyla kötülük sergileyenleri cezalandırması, güzel davranıp güzel düşünenleri de güzellikle ödüllendirmesi içindir. Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur. 53. sure (NECM) 31-32. ayet (Resmi: 53/İniş:23/Alfabetik:80)
Hanginizin daha güzel iş yapacağını belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Azîz'dir O, Gafûr'dur. 67. sure (MÜLK) 2. ayet (Resmi: 67/İniş:77/Alfabetik:68)

Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık. Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya nankör. 76. sure (İNSÂN) 2-3. ayet (Resmi: 76/İniş:90/Alfabetik:43)
Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki, Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık. O sanıyor mu ki, hiç kimse ona asla güç yetiremeyecektir! "Yığınlarla mal telef ettim!" diyor. Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor? Biz ona vermedik mi iki göz, Bir dil, iki dudak? Kılavuzladık onu iki tepeye. 90. sure (BELED) 3-10. ayet (Resmi: 90/İniş:35/ Alfabetik:12)

(2) Allah İnsana Kendi Öz Ruhundan Üfledi

"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." 15. sure (HİCR) 29. ayet (Resmi: 15/İniş:54/Alfabetik:36)
 
Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz! 32. sure (SECDE) 9. ayet (Resmi: 32/İniş:75/Alfabetik:92)

"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!" 38. sure (SÂD) 72. ayet (Resmi: 38/İniş:38/Alfabetik:88)

(3) Meni

Meni halinde atıldığı zaman bir spermden... 53. sure (NECM) 46. ayet (Resmi: 53/İniş:23/ Alfabetik:80)

Akıttığınız meniyi gördünüz mü? 56. sure (VÂKIA) 58. ayet (Resmi: 56/İniş:46/Alfabetik:107)

 O, dökülen meniden bir sperm değil miydi? 75. sure (KIYÂMET) 37. ayet (Resmi: 75/İniş:31 /Alfabetik:56)

 (4) Sperm (Nutfe)

İnsanı bir spermden yarattı. Bir de bakmışsın insan, açıkça kafa tutan bir hasım oluvermiştir. 16. sure (NAHL) 4. ayet (Resmi: 16/İniş:70/Alfabetik:75)

Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: "Sen, seni topraktan, sonra meniden yaratıp sonra da bir adam olarak biçimlendiren kudrete nankörlük mü ettin?" 18. sure (KEHF) 37. ayet (Resmi: 18/ İniş:69/Alfabetik:54)

Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan/döllenmiş bir karışımdan, sonra ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz. Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir. 22. sure (HAC) 5. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)

Sonra onu çok dayanaklı bir karargâhta bir damlacık yaptık. Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir! 23. sure (MÜ'MİNÛN) 13-14. ayet (Resmi: 23 /İniş:74/Alfabetik:70)

Allah sizi bir topraktan, sonra bir spermden yarattı; sonra sizi çiftler haline getirdi. O'nun ilmi dışında, bir dişi ne hamile olur ne de doğurur. Yaşayan bir varlığa daha çok ömür verilmesi de onun ömründen biraz azaltılması da mutlaka bir Kitap'ta yazılıdır. Bu, Allah için gerçekten çok kolaydır. 35. sure (FATIR) 11. ayet (Resmi: 35/İniş:43/Alfabetik:24)

Görmedi mi insan, kendisini bir spermden yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesilmiştir o. 36. sure (YÂSÎN) 77. ayet (Resmi: 36/İniş:41/Alfabetik:108)

O, O'dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir. 40. sure (MÜ'MİN) 67. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)

Meni halinde atıldığı zaman bir spermden... 53. sure (NECM) 46. ayet (Resmi: 53/İniş:23/ Alfabetik:80)

O, dökülen meniden bir sperm değil miydi? 75. sure (KIYÂMET) 37. ayet (Resmi: 75/İniş:31/ Alfabetik:56)

Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık. 76. sure (İNSÂN) 2. ayet (Resmi: 76/İniş:90/Alfabetik:43)
Bir spermden! Yarattı onu, ölçülendirip biçimlendirdi onu. 80. sure (ABESE) 19. ayet (Resmi: 80/İniş:24/Alfabetik:1)

(5) Embriyo(n)

Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir! 23. sure (MÜ'MİNÛN) 14. ayet (Resmi: 23/İniş:74/ Alfabetik:70)

O, O'dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir. 40. sure (MÜ'MİN) 67. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
 
Sonra o, bir çiğnem et oldu da Allah onu yarattı, ardından düzgün bir şekle ulaştırdı. 75. sure (KIYÂMET) 38. ayet (Resmi: 75/İniş:31/Alfabetik:56)
 
İnsanı, embriyodan/ilişip yapışan bir sudan/sevgi ve ilgiden/husûmetten yarattı. 96. sure (ALAK) 2. ayet (Resmi: 96/İniş:1/Alfabetik:6)

(6) Rahim (Dölyatağı)

Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç âdet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah'a ve âhıret gününe inanmakta iseler, Allah'ın onların rahimlerinde yarattığını saklamaları kendilerine helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten daha çok hak sahibidirler. Kadınların, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir. 2. sure (BAKARA) 228. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)

Rahimlerde sizi dilediğince şekillendiren O'dur. İlâh yok O'ndan başka. Azîz'dir O, Hakîm'dir. 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 6. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)

Hani, İmran'ın karısı şöyle demişti: "Rabbim, karnımdakini özgür bir biçimde sana adadım; onu benden kabul et. Kuşkusuz sen, evet sen, her şeyi duyan, her şeyi bilensin." 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 35. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)

Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden de iki. De ki "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerinin kuşattığını mı? Eğer doğru sözlü iseniz bana ilimle haber verin." Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerince kuşatılanı mı? Yoksa Allah size bunu önerirken siz de tanıklık mı ediyordunuz?" İlim dışı bir şekilde insanları şaşırtmak için yalan düzüp Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Allah, zulme sapan bir topluluğa kılavuzluk etmiyor. 6. sure (EN'ÂM) 143-144. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Allah her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin neyi eksiltip neyi artıracağı bilir. O'nun katında her şey bir ölçüye bağlıdır. 13. sure (RA'D) 8. ayet (Resmi: 13/İniş:87/Alfabetik:85)
Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkardı, hiçbir şey bilmiyordunuz; şükredebilesiniz diye size işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. 16. sure (NAHL) 78. ayet (Resmi: 16/İniş:70/Alfabetik:75)
 
Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan/döllenmiş bir karışımdan, sonra ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz. Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir. 22. sure (HAC) 5. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)

O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. O, rahimlerde olanı da bilir. Hiçbir benlik yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah Alîm'dir, Habîr'dir. 31. sure (LOKMAN) 34. ayet (Resmi: 31/İniş:57/Alfabetik:59)
Sizi bir tek canlıdan yarattı; sonra o canlıdan onun eşini vücuda getirdi. Ve sizin için davarlardan sekiz çift indirmiştir. Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde, bir yaratıştan öbürüne geçirerek oluşturuyor. İşte Allah! Budur sizin Rabbiniz! Yalnız O'nundur mülk ve saltanat! İlah yoktur O'ndan başka! Hal böyle iken nasıl oluyor da gerçeğin tersine döndürülüyorsunuz?! 39. sure (ZÜMER) 6. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)

Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur. 53. sure (NECM) 32. ayet (Resmi: 53/İniş:23/Alfabetik:80)

(7) Hamilelik

Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç âdet ve temizlenme süresi beklerler. Eğer Allah'a ve âhıret gününe inanmakta iseler, Allah'ın onların rahimlerinde yarattığını saklamaları kendilerine helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde herhangi bir şekilde barışmak isterlerse eşlerini geri almaya herkesten daha çok hak sahibidirler. Kadınların, örfe uygun biçimde, sorumluluklarına benzer hakları da vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir. 2. sure (BAKARA) 228. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)

Allah her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin neyi eksiltip neyi artıracağı bilir. O'nun katında her şey bir ölçüye bağlıdır. 13. sure (RA'D) 8. ayet (Resmi: 13/İniş:87/Alfabetik:85)

Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın, emzirdiğinden vazgeçer ve her gebe kadın, taşıdığını düşürür. Sen o gün insanları sarhoşlar halinde görürsün; oysaki onlar sarhoş değillerdir, ama Allah'ın azabı çok şiddetlidir. 22. sure (HAC) 2. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)

Biz, insana anne babasını önerdik. Annesi onu güçsüzlükle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yılda olmuştur. O halde bana ve ana babana şükret. Dönüş banadır. 31. sure (LOKMAN) 14. ayet (Resmi: 31/İniş:57/Alfabetik:59)

Allah sizi bir topraktan, sonra bir spermden yarattı; sonra sizi çiftler haline getirdi. O'nun ilmi dışında, bir dişi ne hamile olur ne de doğurur. Yaşayan bir varlığa daha çok ömür verilmesi de onun ömründen biraz azaltılması da mutlaka bir Kitap'ta yazılıdır. Bu, Allah için gerçekten çok kolaydır. 35. sure (FATIR) 11. ayet (Resmi: 35/İniş:43/Alfabetik:24)

O bilir, göklerde ne var, yerde ne var! Ve bilir sizin gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da. Allah, göğüslerin özünü çok iyi bilir. 64. sure (TEĞÂBÜN) 4. ayet (Resmi: 64/İniş:107/Alfabetik:101)

Bu böyledir. Çünkü resulleri onlara apaçık deliller getirip dururken onlar: "Bir insan mı bize kılavuzluk edecek?!" deyip küfre saptılar ve yüz çevirdiler. Ve Allah hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösterdi. Allah, sınırsız zenginliğin, sonsuz övgülerin sahibidir. 64. sure (TEĞÂBÜN) 6. ayet (Resmi: 64/İniş:107/Alfabetik:101)

Sizi basit bir sudan yaratmadık mı? Onu dayanıklı karargâhta tuttuk. Bilinen bir ölçüye/süreye kadar. Bir ölçüyle yaptık. Ne güzel ölçü koyanlarız biz! 77. sure (MÜRSELÂT) 20-23. ayet (Resmi: 77/İniş:33/Alfabetik:73)

(8) Cenin

Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın, emzirdiğinden vazgeçer ve her gebe kadın, taşıdığını düşürür. Sen o gün insanları sarhoşlar halinde görürsün; oysaki onlar sarhoş değillerdir, ama Allah'ın azabı çok şiddetlidir. 22. sure (HAC) 2. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)

Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır. Onun ilmi dışında ne meyveler kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, şöyle diyeceklerdir: "Bizden hiçbir tanık olmadığını sana arz ederiz." 41. sure (FUSSİLET) 47. ayet (Resmi: 41/İniş:61/Alfabetik:30)

(9) Ruh (Can)

Ey Ehlikitap! Dininizde aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin! Meryem oğlu İsa Mesih, Allah'ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem'e atmıştır. Artık Allah'a ve resullerine inanın. "Üçtür!" demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vâhid'dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter. 4. sure (NİSA) 171. ayet (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)

"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." 15. sure (HİCR) 29. ayet (Resmi: 15/İniş:54/Alfabetik:36)

Kullarından dilediğine melekleri, emrinden olan ruh ile şöyle diyerek indirir: "Gerçek şu: Benden başka ilah yok, o halde benden sakının!" 16. sure (NAHL) 2. ayet (Resmi: 16/İniş:70 /Alfabetik: 75)

De ki: "İman edenleri güçlendirip kökleştirmek için ve Müslümanlara bir müjde ve kılavuz olarak, Ruhulkudüs onu, senin Rabbinden indirdi. 16. sure (NAHL) 102. ayet (Resmi: 16/İniş:70/ Alfabetik:75)

Onlarla arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü. 19. sure (MERYEM) 17. ayet (Resmi: 19/İniş:44/Alfabetik:63)

Ve o, cinsiyet organını/ırzını titizlikle koruyan kadın. Onun bağrına ruhumuzdan üfledik de kendisini ve oğlunu âlemler için bir mucize yaptık. 21. sure (ENBİYÂ) 91. ayet (Resmi: 21/İniş:73/ Alfabetik:21)

O güvenilir Rûh indirdi onu, 26. sure (ŞUARA) 193. ayet (Resmi: 26/İniş:47/Alfabetik:94)

Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz! 32. sure (SECDE) 9. ayet (Resmi: 32/ İniş:75 /Alfabetik:92)

"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!" 38. sure (SÂD) 72. ayet (Resmi: 38/İniş:38/Alfabetik:88)

Ve Allah, ırzını bir kale gibi koruyan İmran kızı Meryem'i de örnek verdi. Biz onun içine ruhumuzdan üfledik. Ve o, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdikledi de içten bağlananlardan oldu. 66. sure (TAHRÎM) 12. ayet (Resmi: 66/İniş:106/ Alfabetik:97)

Melekler ve Rûh, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler O'na. 70. sure (MEÂRİC) 4. ayet (Resmi: 70/İniş:79/Alfabetik:62)

O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler. 78. sure (NEBE) 38. ayet (Resmi: 78/İniş:80/Alfabetik:79)

Melekler ve Rûh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner! 97. sure (KADİR) 4. ayet (Resmi: 97/İniş:25/Alfabetik:48)

(10) Kemik

Ya şu kişi gibisini görmedin mı? Çatıları çökmüş, duvarları-damları yere inmiş bir kente uğramıştı da şöyle demişti: "Allah şurayı ölümünden sonra nasıl hayata kavuşturacak?" Bunun üzerine Allah, o kişiyi yüz yıllık bir süre için öldürmüş, sonra diriltmişti. "Ne kadar bekledin?" demişti, "Bir gün veya günün bir kısmı kadar bekledim." dedi. "Hayır, dedi, aksine sen, yüz yıl kaldın. Yiyeceğine, içeceğine bak! Henüz bozulmamış. Eşeğine bak! Seni insanlara bir ibret yapalım diyedir bu. Kemiklere bak, nasıl yerli yerince düzenliyoruz onları ve sonra et giydiriyoruz onlara." İş kendisi için açıklık kazanınca şöyle dedi o. "Allah'ın her şeye kadir olduğunu biliyorum." 2. sure (BAKARA) 259. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)

Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Onlara ayrıca sığır ve koyunun yağlarını da haram kıldık. Sığır ve koyunun sırtlarının ve bağırsaklarının taşıdığı yağlarla, kemiklerle karışan yağlar bunun dışındadır. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza olarak yaptık. Biz elbette sözünde duranlarız. 6. sure (EN'ÂM) 146. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)

Dediler ki: "Biz bir yığın kemik olduğumuz, un-ufak hale geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz o zaman mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz." 17. sure (İSRÂ) 49. ayet (Resmi: 17/İniş:50/Alfabetik:46)

Cezaları işte budur. Çünkü ayetlerimizi inkâr ettiler ve şöyle dediler: "Biz, bir kemik yığını olduktan, unufak hale geldikten sonra mı, sahi bundan sonra mı, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" 17. sure (İSRÂ) 98. ayet (Resmi: 17/İniş:50/Alfabetik:46)

Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım." 19. sure (MERYEM) 4. ayet (Resmi: 19/İniş:44/Alfabetik:63)

Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir! 23. sure (MÜ'MİNÛN) 14. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)

"Size, ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra tekrar meydana çıkarılacağınızı mı vaat ediyor?" 23. sure (MÜ'MİNÛN) 35. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)

Dediler ki: "Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, gerçekten o zaman mı diriltileceğiz?" 23. sure (MÜ'MİNÛN) 82. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)

De ki: "Onlara hayatı verecek olan, onları ilk kez yaratandır. O, bütün yaratılmışları/her türlü yaratmayı çok iyi bilmektedir."   36. sure (YÂSÎN) 79. ayet (Resmi: 36/İniş:41/Alfabetik:108)

"Biz, ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra, gerçekten cezalandırılacak mıyız?" 37. sure (SÂFFÂT) 53. ayet (Resmi: 37/İniş:56/Alfabetik:90)

Ve şöyle derlerdi: "Ölünce mi, toprak ve kemik haline gelince mi, sahi o zaman mı yeniden diriltileceğiz?" 56. sure (VÂKIA) 47. ayet (Resmi: 56/İniş:46/Alfabetik:107)
 
İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor? 75. sure (KIYÂMET) 3. ayet (Resmi: 75/İniş:31/Alfabetik:56)
"Un ufak kemikler haline geldikten sonra, öyle mi!" 79. sure (NÂZİÂT) 11. ayet (Resmi: 79/İniş:81/Alfabetik:78)

(11) Doğum

Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bildiği halde- şöyle dedi: "Rabbim, onu kız olarak doğurdum ve erkek, kız gibi değildir. Adını Meryem koydum onun. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan sana sığındırıyorum." 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 36. ayet (Resmi: 3/İniş:94/ Alfabetik:7)

Şunu da söylediler: "Şu hayvanların karınlarındakiler erkeklerimize özgülenmiştir; kadınlarımıza haramdır. Yavru ölü doğarsa kadın-erkek hepsi onda hak sahibidir." Bu nitelendirmeleri yüzünden Allah cezalarını verecektir. Hakîm'dir O, Alîm'dir. 6. sure (EN'ÂM) 139. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)

Ona gebe kaldı. Ardından da onunla uzak bir mekâna çekildi. Nihayet doğum sancısı onu, bir hurma ağacının kütüğüne götürdü. "Ah dedi, keşke daha önce ölseydim, keşke unutulup gitseydim." 19. sure (MERYEM) 22-23. ayet (Resmi: 19/İniş:44/ Alfabetik:63)

Biz, insana anne babasını önerdik. Annesi onu güçsüzlükle taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yılda olmuştur. O halde bana ve ana babana şükret. Dönüş banadır. 31. sure (LOKMAN) 14. ayet (Resmi: 31/İniş:57/Alfabetik:59)

Allah sizi bir topraktan, sonra bir spermden yarattı; sonra sizi çiftler haline getirdi. O'nun ilmi dışında, bir dişi ne hamile olur ne de doğurur. Yaşayan bir varlığa daha çok ömür verilmesi de onun ömründen biraz azaltılması da mutlaka bir Kitap'ta yazılıdır. Bu, Allah için gerçekten çok kolaydır. 35. sure (FATIR) 11. ayet (Resmi: 35/İniş:43/Alfabetik:24)

Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır. Onun ilmi dışında ne meyveler kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, şöyle diyeceklerdir: "Bizden hiçbir tanık olmadığını sana arz ederiz." 41. sure (FUSSİLET) 47. ayet (Resmi: 41/İniş:61/Alfabetik:30)

Biz insana, anne babasına çok iyi davranmasını önerdik. Annesi onu zahmetle taşıdı, zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet, yiğitlik çağına gelip kırk yıla erdiğinde şöyle der: "Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt! Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben!" 46. sure (AHKAF) 15. ayet (Resmi: 46/İniş:66/Alfabetik:3)

İçinizden, kadınlarına zıhar edenlerin, o kadınlar anneleri değildir. Onların anneleri ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Böyleleri, kabul edilemez bir söz ve boş bir lakırdı sarf ediyorlar. Bununla birlikte Allah, gerçekten çok affedici, çok bağışlayıcıdır. 58. sure (MÜCÂDİLE) 2. ayet (Resmi: 58/İniş:104/Alfabetik:66)

Âdetten kesilen kadınlarınızın iddet bekleme sürelerinde kuşkuya düşerseniz, onların iddetleri üç aydır. Hiç âdet görmemiş kadınların süreleri de böyledir. Gebe olan kadınların süreleri ise yüklerini bırakmalarına kadardır. Kim Allah'tan korkarsa, O ona işinde bir kolaylık nasip eder. 65. sure (TALÂK) 4. ayet (Resmi: 65/İniş:100/Alfabetik:98)

İşte bu, Allah'ın size indirmiş olduğu emridir. Kim Allah'tan korkarsa O, onun çirkinliklerini örter ve onun ödülünü büyütür. 65. sure (TALÂK) 5. ayet (Resmi: 65/İniş:100/Alfabetik:98)

O kadınları, imkânlarınız ölçüsünde, barındığınız yerin bir kısmında barındırın. Onları baskı altında tutmak için onlara zarar verme yönüne gitmeyin. Eğer hamile iseler yüklerini bırakıncaya kadar onlara nafaka verin. Eğer sizin için çocuk emziriyorlarsa, ücretlerini de verin. Aranızda örfe uygun biçimde konuşup tartışın. Eğer anlaşmakta zorluk çekerseniz o zaman, doğmuş olan çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir. 65. sure (TALÂK) 6. ayet (Resmi: 65/İniş:100/Alfabetik:98)

"Çünkü eğer sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar ve kötülük üreten nankörden başkasını doğurmazlar." 71. sure (NÛH) 27. ayet (Resmi: 71/İniş:71/Alfabetik:83)

Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki, 90. sure (BELED) 3. ayet (Resmi: 90/İniş:35/ Alfabetik:12)

Ne doğurmuştur O, ne doğurulmuştur! 112. sure (İHLÂS) 3. ayet (Resmi: 112/İniş:22/ Alfabetik:41) 


RESUL KUR'AN'IN KUR'AN MESAJLARI - M. Kemal Adal

Selam...

​ T.C. / M. Kemal Adal 


10 Eylül 2016 Cumartesi

FIRAT KALKANI: EVET AMA YETMEZ!


Armağan KULOĞLU

10 Eylül 2016 Cumartesi 00:00

Fırat Kalkanı operasyonunda önemli mesafe kaydedilmiş ve koalisyonun 3-4 senede yapamadığını TSK, ÖSO'yu da destekleyerek kısa sürede başarmıştır. Ancak bunu devam ettirmek ve siyasi amaca ulaşana kadar da diplomasiyle sonuçlandırmak gerekmektedir.

Harekât devam ettirilmeli

Harekât, Cerablus bölgesinin kontrol altına alınmasıyla başlamış, güneye Menbic istikametine devamla Sacur Çayı'na dayanmıştır. Devamında batıya doğru geliştirilmiş, Çobanbey'den ikinci cephe açılmış, Cerablus-Azez hattının bütünü 98 km. genişliğinde, 5-25 km. derinliğinde kesintisiz olarak kontrol altına alınmıştır.

Genişlik itibariyle istenilen elde edilmiş, ancak henüz güvenliği sağlayacak derinliğe ulaşılamamıştır. Derinliğin El-Bab dahil, 40-45 km.'ye ulaşması gerekmektedir. Harekât IŞİD üzerinde sonuç alınıncaya kadar devam ettirilmelidir. Bu durum, PYD'nin güneyden El-Bab'tan dolaşarak Afrin'le birleşmesini de engelleyecektir.

Operasyonun IŞİD'le mücadele safhasına koalisyon, göstermelik de olsa arada destek vermektedir. Ancak PYD'nin işgal ettiği Menbic'den çıkarak Fırat'ın doğusuna çekilmesi sorunu devam etmektedir. Sorunun kaynağı ABD'dir. ABD bu konuda verdiği sözün arkasında durmamaktadır. "Çekildi" diye kandırmaya çalışmaktadır. Erdoğan-Obama görüşmesinden de bir sonuç alınamamıştır. Zaten alınamayacağını daha önce de değerlendirmiştim.

Menbic konusundaki kararlılık sürdürülmeli

Burada Türkiye'nin güvenliği ve prestiji söz konusudur. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı bütün beyanlarında PYD'nin, Menbic'den Fırat'ın doğusuna çekilmemesi halinde hedef olacağını, gereğinin yapılacağını belirtmiştir. Bunun arkasında durma zorunluluğu vardır.

Türkiye'nin, Suriye'nin terör örgütlerinden temizlenmesi, toprak bütünlüğü, istikrarının sağlanması kapsamında Rusya, İran ve Suriye yönetimiyle koordinasyon içinde hareket etmesi, Türkiye'nin Menbic'e operasyonu için elini güçlendirecektir. Bu durumda ABD üzerinde oluşturulacak yoğun diplomatik baskının da sonuç vermesi beklenebilir. Ancak son tahlilde Türkiye'nin güç kullanması zaruridir. Güvenlikli bölge önerisine ısrarla devam edilmelidir.

Harekât hedefine ulaştıktan sonra bölgenin kontrolü için Türkiye'nin daha fazla kuvvet tahsis etmesi gerekecektir.

ABD'nin Rakka için Türkiye'yi öne sürerek kullanma düşüncesine de dikkat edilmelidir.

Menbic olmazsa Afrin denenmeli

PYD'nin Menbic'den çekilmemekte ısrar etmesi, ABD'nin de oyalamalara devam etmesi, TSK'nın da Menbic'e operasyonunun siyasi açıdan çıkmaza girme ihtimali düşünülerek, bu durumda Afrin'e operasyon düzenleneceğini ve PYD'nin buradan çıkarılacağını ortaya atmak da etkili olabilir.

Hatta bunun uygulanması durumunda, Menbic-Afrin hattının PYD tarafından her hâlükârda birleşmesinin önüne geçilecek, hem de bölgedeki Türkmenlerin can, mal emniyetleri, sınır ve bölge güvenliği sağlanmış olacaktır.

Fırat'ın doğusunda PYD'nin federasyon hazırlığında olduğu da dikkate alınmalıdır.

Harekâtın başarısı TSK'ya aittir

Harekâtın kısa bir sürede başarıyla gelişmesi, koalisyonun bugüne kadar işi ne kadar ucundan tuttuğunu gösterdiği gibi, TSK'nın da bu kadar itibarsızlaştırılmasına ve yıpratılmasına rağmen, ülkenin menfaatleri ve Türk Milletinin güvenliği için, içeride yürüttüğü PKK'yla mücadele de dahil olmak üzere, ne kadar vefakar ve cefakar olduğunu bir kere daha göstermiş, KHK'larla hakkında alınan kararların haksızlığını ve yersizliğini, adeta haykırırcasına ortaya koymuştur.

İçeride PKK'yla mücadele sürdürülürken, Fırat Kalkanı operasyonu da, siyasi sonuç alınana kadar sürdürülmelidir. Bu Türkiye'nin varlığı, bütünlüğü ve güvenliği, aynı zamanda itibarı meselesidir.

PKK'yla mücadelede, savunmadan taarruza geçilmesi de yeni bulunmuş bir fikir değildir. Daha önce uygulanmış, terör gündemden düşürülmüş, terör tırmandığında yeniden uygulanmış ve sürekli gündemde tutulmuştur. Esas TSK'nın neden zamanında kışladan çıkarılmadığı, suçlandığı, itibarsızlaştırıldığı ve neden tekrar bu duruma geldiğimiz sorgulanmalıdır.


http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ sitesinden 10.09.2016 tarihinde yazdırılmıştır.

KAVRAM OLARAK, İNSANIN YARATILIŞI



İNSAN  


 1. 
 İNSANIN YARATILIŞI -1


a) Kavram Olarak, İnsanın Yaratılışı


Yaratan Rabbinin adıyla oku/çağır! İnsanı, embriyodan/ilişip yapışan bir sudan/sevgi ve ilgiden/husûmetten yarattı. 96. sure (ALAK) 1-2. ayet (Resmi: 96/İniş:1/Alfabetik:6)
Hiç kuşkusuz, iki çifti, erkeği ve dişiyi yaratan O'dur; Meni halinde atıldığı zaman bir spermden... 53. sure (NECM) 45-46. ayet (Resmi: 53/İniş:23/Alfabetik:80)
Hangi şeyden yarattı onu? Bir spermden! Yarattı onu, ölçülendirip biçimlendirdi onu. Sonra, yolu kolaylaştırdı ona, 80. sure (ABESE) 18-20. ayet (Resmi: 80/İniş:24/Alfabetik:1)
O, dökülen meniden bir sperm değil miydi? Sonra o, bir çiğnem et oldu da Allah onu yarattı, ardından düzgün bir şekle ulaştırdı. Nihayet ondan iki çifti, erkeği ve dişiyi vücuda getirdi.  75. sure (KIYÂMET) 37-39. ayet (Resmi: 75/İniş:31/Alfabetik:56)
Sizi basit bir sudan yaratmadık mı? Onu dayanıklı karargâhta tuttuk. Bilinen bir ölçüye/süreye kadar. Bir ölçüyle yaptık. Ne güzel ölçü koyanlarız biz! 77. sure (MÜRSELÂT) 20-23. ayet (Resmi: 77/İniş:33/Alfabetik:73)
Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız. 50. sure (KAF) 16. ayet (Resmi: 50/İniş:34/Alfabetik:49)

İnsan, neden yaratılmış olduğuna bir baksın! Fırlayan bir suyun bir parçacığından yaratıldı o. Bel ile kaburgalar arasından çıkar o su. 86. sure (TÂRIK) 5-7. ayet (Resmi: 86/İniş:36/Alfabetik:99)
Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım." "Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!" Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde etmişlerdi. İblis etmemişti. O, kibre sapmış ve inkârcılardan olmuştu. 38. sure (SÂD) 71-74. ayet (Resmi: 38/İniş:38/Alfabetik:88)
Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o. 7. sure (A'RAF) 11. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)

O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler: "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız." 7. sure (A'RAF) 189. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
 
Sudan bir insan yaratıp, onu nesep ve sıhriyet akrabaları halinde oluşturan O'dur. Rabbin çok güçlüdür. 25. sure (FURKÂN) 54. ayet (Resmi: 25/İniş:42/Alfabetik:29)

Allah sizi bir topraktan, sonra bir spermden yarattı; sonra sizi çiftler haline getirdi. O'nun ilmi dışında, bir dişi ne hamile olur ne de doğurur. Yaşayan bir varlığa daha çok ömür verilmesi de onun ömründen biraz azaltılması da mutlaka bir Kitap'ta yazılıdır. Bu, Allah için gerçekten çok kolaydır. 35. sure (FATIR) 11. ayet (Resmi: 35/İniş:43/Alfabetik:24)

Sizi biz yarattık, biz! Tasdik etseydiniz olmaz mıydı? Akıttığınız meniyi gördünüz mü? Siz mi yaratıyorsunuz onu, yoksa yaratıcılar bizler miyiz? 56. sure (VÂKIA) 57-59. ayet (Resmi: 56/İniş:46/ Alfabetik:107)
Sudan bir insan yaratıp, onu nesep ve sıhriyet akrabaları halinde oluşturan O'dur. Rabbin çok güçlüdür. 25. sure (FURKÂN) 54. ayet (Resmi: 25/İniş:42/Alfabetik:29)

Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken, cıvık bir balçıktan yarattık. Cini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık. Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, "Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." demişti. "Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." Meleklerin tümü, toplu halde secde ettiler. İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı. 15. sure (HİCR) 26-31. ayet (Resmi: 15/İniş:54/Alfabetik:36)
Sizi bir balçıktan yaratmış olan O'dur. Sonra hüküm verip bir süre belirlemiştir. Belirlenmiş başka bir süre de onun katındadır. Bütün bunlardan sonra siz hâlâ kuşkulanıp duruyorsunuz. 6. sure (EN'ÂM) 2. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)

Sizi bir tek canlıdan vücuda getiren O'dur! Bu oluşumda bir karar kılma yeri var, bir de emanet olarak kalma yeri. İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık. 6. sure (EN'ÂM) 98. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)

Şimdi sor onlara: Yaratış ve yaratılış bakımından onlar mı daha güçlüdür, yoksa bizim yarattığımız şuurlular mı? Gerçek şu ki, biz onları bir cıvık çamurdan yarattık. 37. sure (SÂFFÂT) 11. ayet (Resmi: 37/İniş:56/Alfabetik:90)

Sizi bir tek canlıdan yarattı; sonra o canlıdan onun eşini vücuda getirdi. Ve sizin için davarlardan sekiz çift indirmiştir. Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlık içinde, bir yaratıştan öbürüne geçirerek oluşturuyor. İşte Allah! Budur sizin Rabbiniz! Yalnız O'nundur mülk ve saltanat! İlah yoktur O'ndan başka! Hal böyle iken nasıl oluyor da gerçeğin tersine döndürülüyorsunuz?!   39. sure (ZÜMER) 6. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)

O, O'dur ki; sizi önce topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan yarattı. Sonra sizi bebek olarak annelerinizin karnından çıkarıyor, sonra güçlü çağınıza ulaşasınız ve nihayet ihtiyarlar olasınız diye sizi yaşatıyor. İçinizden bir kısmı daha önce vefat ettiriliyor. Tüm bunlar, belirlenen bir süreye ulaşasınız ve aklınızı işletesiniz diyedir. 40. sure (MÜ'MİN) 67. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)

Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız evlat bağışlar, dilediğine erkek evlatlar armağan eder. Yahut onları erkekler ve dişiler halinde çift verir. Dilediğini de kısır yapar. O'dur bilen, O'dur güç yetiren. 42. sure (ŞÛRÂ) 49-50. ayet (Resmi: 42/ İniş:62/Alfabetik:95)
Yemin olsun ki, biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık. Sonra onu çok dayanaklı bir karargâhta bir damlacık yaptık. Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli Allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir! Sonra siz bütün bunların ardından mutlaka öleceksiniz. 23. sure (MÜ'MİNÛN) 12-15. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)
O, odur ki, yarattığı her şeyi güzel yarattı. Ve insanın yaratılışına çamurdan başladı. Sonra onun neslini bir üsareden, hor görülen bir sudan oluşturdu. Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz! 32. sure (SECDE) 7-9. ayet (Resmi: 32/İniş:75/Alfabetik:92)
Yoksa onlar hiçbir şeysiz mi yaratıldılar? Yoksa bizzat kendileri mi yaratıcıdır? 52. sure (TÛR) 35. ayet (Resmi: 52/İniş:76/Alfabetik:106)

De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!" De ki: "Sizi, yeryüzünde yaratıp yayan O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz." 67. sure (MÜLK) 23-24. ayet (Resmi: 67/İniş:77/Alfabetik:68)

Allah O'dur ki, sizi bir güçsüzlükten yarattı. Sonra o güçsüzlüğün arkasından bir kuvvet oluşturdu. Sonra o kuvvetin arkasından bir güçsüzlük ve ihtiyarlığa vücut verdi. Dilediğini yaratır. Alîm'dir O, Kadîr'dir. 30. sure (RÛM) 54. ayet (Resmi: 30/İniş:84/ Alfabetik:87)

Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım." demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı: "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz." Allah şöyle dedi: "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim." 2. sure (BAKARA) 30. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)

Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan eşini vücuda getiren ve o ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının. Adını anarak birbirinizden dilekler dilediğiniz Allah'tan korkun. Rahimlerin haklarına saygısızlıktan da sakının. Şu bir gerçek ki Allah, Rakîb'dir, sizin üzerinizde sürekli ve titiz bir gözetleyicidir. 4. sure (NİSA) 1. ayet (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)

İnsanı, pişirilmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yarattı. 55. sure (RAHMÂN) 14. ayet (Resmi: 55/İniş:89/Alfabetik:86)

Yarattı insanı, Belletti ona duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi. 55. sure (RAHMÂN) 3-4. ayet (Resmi: 55/İniş:89/Alfabetik:86)
İnsan üzerinden, henüz anılan bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi zamandan? Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık. Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya nankör. 76. sure (İNSÂN) 1-3. ayet (Resmi: 76/İniş:90/Alfabetik:43)
Biz yarattık onları ve kuvvetli yaptık bağlarını/eklemlerini. Dilediğimizde benzerleri ile değiştiririz onları. 76. sure (İNSÂN) 28. ayet (Resmi: 76/İniş:90/Alfabetik:43)

Ey insanlar! Ölümden sonra dirilme konusunda kuşku içinde olabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, biz sizi bir topraktan, sonra bir spermden, sonra bir embriyodan/döllenmiş bir karışımdan, sonra ne olduğu kısmen belirli, kısmen belirsiz bir et parçasından yarattık ki, size açık seçik beyanda bulunalım. Ve sizi rahimlerde, belirlenen bir süreye kadar dilediğimiz şekilde bekletiyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyoruz. Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor. Yeryüzünü de sönmüş kül halinde görürsün. Nihayet onun üzerine suyu indirdiğimizde titrer, kabarır ve her güzel/bereketli çiftten bir şeyler bitirir. 22. sure (HAC) 5. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)

Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, sakınılması gereken şeylerden en çok sakınanınızdır. Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. 49. sure (HUCURÂT) 13. ayet (Resmi: 49/İniş:105/Alfabetik:37)


Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı. Yalnız O'nadır dönüş. 64. sure (TEĞÂBÜN) 3. ayet (Resmi: 64/İniş:107/Alfabetik:101) 


RESUL KUR'AN'IN KUR'AN MESAJLARI - M. Kemal Adal

Selam...

​ T.C. / M. Kemal Adal