İŞTE ATATÜRK

İŞTE ATATÜRK
Allah Kuran’da: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17/İSRA/36) buyurmuştur. Atatürk de: “Türk Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-5, 1977 /A. Gürtaş, s. 41) demektedir.- "İŞTE ATATÜRK" PORTALINA GİRMEK İSTEDİĞİNİZDE YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ.

20 Ocak 2016 Çarşamba

EVET, GÜNÜMÜZDE KUR'AN RESULDÜR / ELÇİDİR.




Hz. Muhammed'in Peygamberliği Yetki ve Sorumlulukları: 33/40

Y.N. Öztürk
Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah herşeyi gereğince biliyor.

M. Esed
(Ve bilin ki, ey müminler,) Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir, fakat o, Allah'ın Elçisi ve bütün peygamberler'in sonuncusu'dur. Ve Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Dipnot: 33/40*: Hz. Muhammed (Siret): Hz. Muhammed'in Peygamberliği Yetki ve Sorumlulukları: Peygamberliği: Genel olarakHz. Muhammed: + İtikat: Peygamberlik: Elçiler (Resuller): Resullerin Durumu, Konumu: Hz. Muhammed Allah'ın Resulü ve Nebilerin Sonuncusudur. Son Nebi- Peygamberdir.



 *33/40: HZ. MUHAMMED ALLAH'IN RESULÜ VE NEBİLERİN SONUNCUSUDUR:


Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi gereğince biliyor. 33/40.

MKA.


 Nebi ve Resul, Kuranda geçen Arapça özgün kelimelerdir / lafızlardır. Anlamları farklıdır.

Nebi: Allah'ın (kendisine kitap indirilmiş) habercisidir. Başka bir ifade ile Nebi: Allah'ın, kendisine indirdiği kitaptaki mesajını getiren elçisidir. Nebilerin (Allah'ın habercilerinin) hepsi, aynı zamanda resuldür (Allah'ın mesajını getiren elçisidir). Çünkü Allah'ın indirdiği Vahiy Kitaplarının hepsi, tahrif edilmemiş halleriyle şüphesiz Allah'ın (toplu / bütün) bir mesajıdır.


Resul: Allah'ın Mesajını getiren elçisidir. Resulün getirdiği Allah'ın mesajı, kendisine indirilmiş bir vahiy kitabının mesajı olabileceği gibi, kendisinden evvel olan bir nebiye indirilmiş bir vahiy kitabının mesajı da olabilir. Bu sebeple Resullerin (Allah mesajını getiren elçilerin) hepsi, aynı zamanda Nebi ( Allah'ın Habercisi / Allah'ın kendisine kitap indirdiği elçisi) değildir.


Resullerin (Allah'ın elçilerinin) sadece bir kısmı (ki kendisine kitap inmiş olanları), Nebidir (Allah'ın habercisidir / Allah'ın, kendisine indirdiği kitaptaki mesajını getiren elçisidir.)

 Türkçe çevirilerde kullanılan, Peygamber (Farsça ve Tanrı tarafından bir dini veya dini öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişi anlamında) kelimesi ise, elçi melek Cebrail vasıtasıyla kendisine Allah'ın vahyi (Kitap)inen resuller (ki bunlar nebidir) demektir. 


 Nebilerin hepsi, aynı zamanda resul olduğundan, Türkçe çevirilerde Peygamber kelimesi, bir resul/elçi için kullanıldığında, Kuran'da bahsi geçen o resulün / elçinin, aynı zamanda nebi olan resullerden / elçilerden olması gerekir. Bu sebeple Resul / elçi meleklerin hiçbiri, nebi / peygamber değildir. 
MKA

**33/40: HZ. MUHAMMED ALLAH'IN BİR RESULÜDÜR. RESULLERİN SONUNCUSU DEĞİLDİR.


 Hz. Muhammed, son nebi (peygamber)dir ama son resul (elçi) değildir.

Bütün insanlığa gönderilmiş ( Bak: 6/19; 7/157-158; 21/107; 34/28; 62/2-4) bir peygamber (nebi) olan Hz. Muhammed, son peygamberdir. Çünkü o, nebilerin ( kendisine kitap verilen Allah elçilerinin / Allah Habercilerinin) sonuncusudur. 

Allah, Hz. Muhammed' e indirdiği vahiy kitabı Kur'an ile ( ki Bak: Kuşku, çelişki yoktur onda: 2/2; 10/32 ve Bütün Âlemler için bir uyarıcı, bir öğüt, bir Zikir'dir: 25/1; 68/52; 38/87), İslam'ı son din (bak. 3/85; 5/3) olarak bildirmiştir. Artık kitap inmeyecektir. 

 Bu sebeple, Son Nebi (peygamber) olan Hz. Muhammed'in ölümü ile Allah'ın Cebrail vasıtasıyla kitap indirdiği Vahiy Kanalı kapanmıştır. 

Ama her topluma (Bak: 10/47; 16/36; 17/15; 28/59; 35/24; + Ayrıca Bak: 25/51) Allah'ın Hz. Muhammed' le duyurduğu dinini (İslam / Allah'a teslim olmak) ve Kur'an Mesajını, Arapça ve / veya kendi toplumlarının dilleriyle ulaştıracak olan, o toplumların kendi dilleriyle konuşan (Bak: 14/4.) bir resulü (Resul Kur'an ve Kur'an'ın Elçileri / Kur'an'ı ana dilde duyuran Kur'an Müminleri / İnananları / bağlıları), kıyamete kadar her çağda var olacaktır.

Çünkü Allah, Resul Göndermedikçe Azap Etmez ve Uyarı / Hatırlatma Olacaktır. Bak: 17/15; 26/208-209.

Ayrıca bizzat Kur'an ve Kur'an'ın anadile çevirileri de Allah'ın resulleridir. Resulün resulleri de resuldür ve dileyeni / dilediğini, hidayete ulaştıran sadece ve yalnız Allah'tır.

'Allah'a giden yollar, canlıların aldığı nefesler adedincedir.'
M. Kemal Adal.


***33/40: Misakın Elçisi. Bak: 3/81; 33/7; 33/40;


 3/81: 'Ve unutma ki Allah, peygamberlerden mîsaklarını almış, şöyle demişti: 'Size Kitap'tan ve hikmetten nasip verdim. Sonra size elinizdekini doğrulayıcı bir resul geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona muhakkak yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz ve ağır yükümü üzerinize aldınız mı?'. 'Kabul ettik.' dediler. 'O halde tanık olun, sizinle beraber ben de tanıklardanım.' dedi.' 

 33/7: 'Biz, peygamberlerden mîsaklarını almıştık. Senden de mîsak aldık. Nûh'tan, İbrahim'den, Mûsa'dan, Meryem oğlu İsa'dan, bunların hepsinden kuvvetli bir sözleşmeyle mîsak aldık; 

 33/40: 'Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi gereğince biliyor.'

Kitab-ı Mukaddes: Malaki 3/1-21, Luka 17/22-36 ve Matta 24/27. 


 Kuran'da türevleri beş yüzden fazla geçen ReSuL (elçi) kelimesi Kuran'ın başından bu ayete (33/40 ayetine)kadar tüm türevleriyle birlikte 19 ayette geçer. 

 Bir başka deyişle bu ayet baştan itibaren ReSeLe kelimesinin tüm türevleriyle geçtiği 19'uncu ayettir.

Edip Yüksel - MESAJ Kuran Çevirisi Dipnotlarından Alıntılanmıştır.


*GÜNÜMÜZDEKİ RESUL / ELÇİ VE KUR'AN'DAKİ 19 MUCİZESİ HAKKINDA KİŞİSEL YORUMUM. MKA.



 Günümüzdeki Resul / elçi Kur'an ve Kur'an'ın anadile çevirileridir.( 33/40 Dip not açıklaması.) Kur'an'ı asıl öğreten Allah'tır (55/1-2).

 Kur'an (ve çevirileri) hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için tanrısal bir mesajdır, bir elçidir. (Bak 43/3; 11/1).

 Dileyeni / dilediğini, hidayete ulaştıran sadece ve yalnız Allah'tır (2/272; 28/56; 72/21).

Bu sebeple, 'Kuran'ın matematiksel mucizesini' görsün veya görmesin 'Allah'a inanıp O'na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.' (4/175).

'Allah'a giden yollar, canlıların aldığı nefesler adedincedir.' 



GÜNÜMÜZDEKİ RESUL / ELÇİ, KUR'AN VE KUR'AN'IN ANADİLE ÇEVİRİLERİDİR. BAK: 33/40 DİP NOT AÇIKLAMASI.



33/40: 'Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi gereğince biliyor.'

 Nebi ve Resul, Kuranda geçen Arapça özgün kelimelerdir / lafızlardır. Anlamları farklıdır.

Nebi: Allah'ın (kendisine kitap indirilmiş) habercisidir. Başka bir ifade ile Nebi: Allah'ın, kendisine indirdiği kitaptaki mesajını getiren elçisidir. Nebilerin (Allah'ın habercilerinin) hepsi, aynı zamanda resuldür (Allah'ın mesajını getiren elçisidir). Çünkü Allah'ın indirdiği Vahiy Kitaplarının hepsi, tahrif edilmemiş halleriyle şüphesiz Allah'ın (toplu/bütün) bir mesajıdır.

Resul: Allah'ın Mesajını getiren elçisidir. Resulün getirdiği Allah'ın mesajı, kendisine indirilmiş bir vahiy kitabının mesajı olabileceği gibi, kendisinden evvel olan bir nebiye indirilmiş bir vahiy kitabının mesajı da olabilir. Bu sebeple Resullerin (Allah mesajını getiren elçilerin) hepsi, Aynı zamanda Nebi ( Allah'ın Habercisi / Allah'ın kendisine kitap indirdiği elçisi) değildir.

Resullerin (Allah'ın elçilerinin) sadece bir kısmı (ki kendisine kitap inmiş olanları), Nebidir (Allah'ın habercisidir / Allah'ın, kendisine indirdiği kitaptaki mesajını getiren elçisidir.)

 Türkçe çevirilerde kullanılan, Peygamber (Farsça ve Tanrı tarafından bir dini veya dini öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişi anlamında) kelimesi ise elçi melek Cebrail vasıtasıyla kendisine Allah'ın vahyi (Kitap) inen resuller (ki nebiler) demektir.

 Nebilerin hepsi, Aynı zamanda resul olduğundan, Türkçe çevirilerde Peygamber kelimesi bir resul / elçi için kullanıldığında, Kuran'da bahsi geçen o resulün / elçinin aynı zamanda nebi olan resullerden / elçilerden olması gerekir. Bu sebeple Resul / elçi meleklerin hiçbiri nebi / peygamber değildir. MKA


33/40**: Hz. Muhammed Allah'ın bir resulüdür. Resullerin sonuncusu değildir.

 Hz. Muhammed, son nebi (peygamber)dir ama son resul (elçi) değildir.


Bütün insanlığa gönderilmiş ( Bak: 6/19; 7/157-158; 21/107; 34/28; 62/2-4) bir peygamber (nebi) olan Hz. Muhammed, son peygamberdir. Çünkü o, nebilerin ( kendisine kitap verilen Allah elçilerinin / Allah Habercilerinin) sonuncusudur.

Allah, Hz. Muhammed' e indirdiği vahiy kitabı Kur'an'da ( ki Bak: Kuşku, çelişki yoktur onda: 2/2; 10/32. Ve Bütün Âlemler için bir uyarıcı, bir öğüt, bir Zikir'dir: 25/1; 68/52; 38/87), İslam'ı son din (bak. 3/85; 5/3) olarak bildirmiştir. Artık kitap inmeyecektir.

 Bu sebeple, Son Nebi (peygamber) olan Hz. Muhammed'in ölümü ile Allah'ın Cebrail vasıtasıyla kitap indirdiği Vahiy Kanalı kapanmıştır.

Ama her topluma (Bak: 10/47; 16/36; 35/24; + 25/51.), Allah'ın Hz. Muhammed' le duyurduğu dinini (İslam/ Allah'a teslim olmak) ve Kur'an Mesajını, Arapça ve / veya kendi toplumlarının dilleriyle ulaştıracak olan, o toplumların kendi dilleriyle konuşan (Bak: 14/4.) bir resulü (Resul Kur'an ve Kur'an'ın Elçileri / Kur'an'ı ana dilde duyuran Kur'an Müminleri / İnananları / bağlıları), kıyamete kadar her çağda var olacaktır.

Çünkü Allah, Resul Göndermedikçe Azap Etmez ve Uyarı / Hatırlatma Olacaktır. Bak: 17/15; 26/208-209.

 Ayrıca bizzat Kur'an ve Kur'an'ın anadile çevirileri de Allah'ın resulleridir. Resulün resulleri de resuldür ve dileyeni / dilediğini, hidayete ulaştıran sadece ve yalnız Allah'tır.- MKA



KUR'AN'I ASIL ÖĞRETEN ALLAH'TIR. (55/1-2).

 55/1-2: 'O Rahman, + Öğretti Kur'an'ı,' 



KUR'AN (VE ÇEVİRİLERİ) HANGİ DİLLE KONUŞURSA KONUŞSUN, TÜM İNSANLIK İÇİN TANRISAL BİR MESAJDIR, BİR ELÇİDİR. Bak 43/3; 11/1.

 *43/3: Bir Arap peygambere 'kusursuz, mükemmel' bir Arapça ile nazil olan Kuran, Rahman tarafından öğretildiği için (55/1-2 ), hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için Tanrısal bir mesajdır, bir elçidir. Bak: 13/37; 16/103; 43/3;

 Kuran'ın dışındaki mukaddes kitaplar kısmen tahrife uğramışlardır. Kuran'ı mevcut Tevrat ve İncil çevirileriyle karşılaştırırsak Kuran'ın orijinalliği ortaya çıkar. Örneğin, Tevrat'ın Çıkış 32:20 ayetiyle Kuran'ın 2/93 ayetini karşılaştırınız.

 Dr. Maurice Bucaille'nin 'The Bible, the Quran and Science' (Tevrat-İncil, Kuran ve Bilim) adlı kitabı bu konuda bir klasiktir. Bu ayetin son bölümü şu biçimde de anlaşılabilir: 'Amaçladıkları kişinin dili anlaşılmaz bir dil, bu ise mükemmeldir, apaçıktır.' Bak 13/37; 16/103; 43/3;

 13/37: İşte biz o Kur'an'ı Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, Allah'tan sana ne bir dost nasip olur ne de bir koruyucu.

 16/103: 'Yemin olsun ki, biz, onların, 'Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor' demekte olduklarını biliyoruz. Nispet etmeye uğraştıkları adamın dili yabancıdır. Oysaki bu, apaçık Arapça bir dildir.'

 43/3: 'Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.' Bu ayetin farklı bir anlamı için bak: 13/37.

'Arabiy' (Arapça) kelimesinin kökü olan A'RB, Arapçada, 'kusursuz, mükemmel' anlamına gelir.

Kuran'ın mesajı tüm insanlığa gönderildiğinden, Arapça olan orijinal Kuran'ın dilinin anlaşılması onun Arapça oluşundan değil, Arapçasının gerçekten A'RB, yani 'mükemmel' oluşundan kaynaklanıyor.

Bir başka deyişle, bu ayette kastedilen anlam, özel isim olarak Arapça değil, onun kelime anlamıdır. Her Adil, adaletli olmayabildiği gibi, her Zeki zeki, her Arap arap (mükemmel) olmayabilir.

Aynı şekilde her Arapça metin arapça (mükemmelce) olmayabilir! Kuran'ın dili arapçadır, kusursuzdur, mükemmeldir.

Bir Arap peygambere mükemmel bir Arapça ile nazil olan Kuran, Rahman tarafından öğretildiği için (55/1-2 = O Rahman, + Öğretti Kur'an'ı,), hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için Tanrısal bir mesajdır, bir elçidir.

 11/1: 'Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir.'



DİLEYENİ / DİLEDİĞİNİ, HİDAYETE ULAŞTIRAN SADECE VE YALNIZ ALLAH'TIR (2/272; 28/56; 72/21.)



 2/272: 'Onların iyiyi ve güzeli bulmaları, senin üzerine bir borç değildir. Tam aksine, dilediğini / dileyeni iyiye ve güzele kılavuzlayan Allah'tır. Nimet ve imkândan başkalarına bağışladığınız, esasında sizin öz benlikleriniz lehinedir. Allah'ın yüzünü arzulama dışında bir şey için infak etmiyorsunuz. İnfak ettiğiniz her nimet size tam bir biçimde geri verilir. Ve siz, asla zulme uğratılmazsınız'

 28/56: 'Şu bir gerçek ki, sen istediğin kişiyi doğru yola iletemezsin. Ama Allah, dilediğine kılavuzluk eder. Hidayete erecekleri O daha iyi bilir.'

 72/21: 'De ki: 'Ben size zarar verme gücüne de ışık ve aydınlık verme gücüne de sahip değilim.'



BU SEBEPLE, 'KURAN'IN MATEMATİKSEL MUCİZESİNİ' GÖRSÜN VEYA GÖRMESİN 'ALLAH'A İNANIP O'NA SARILANLARI O, KENDİSİNDEN BİR RAHMETİN VE LÜTFUN İÇİNE SOKACAK VE ONLARI KENDİSİNE ULAŞAN DOSDOĞRU BİR YOLA KILAVUZLAYACAKTIR.' (4/175).



Amenna.

'Allah'a giden yollar, canlıların aldığı nefesler adedincedir.'

M. Kemal Adal



KURAN ve ÇEVİRİLERİ, 'Rahman tarafından öğretildiği için (55/2), hangi dille konuşursa konuşsun / HANGİ DİLLE OKUNURSA OKUNSUN, TÜM İNSANLIK İÇİN ALLAH'TAN BİR MESAJDIR. KIYAMETE KADAR HER ZAMAN İÇİN VE HER TOPLUMA ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BİR ELÇİDİR / RESULDÜR - MKA. 



DİP NOT:


Bu irşad maksatlı cevap yazım, Bloğumdan indirebileceğiniz “ATATÜRK VE RESUL KUR'AN - (MKA) (41 E- KİTAP) ”içinde mevcut olan “RESUL KUR'AN'IN KUR'AN TEFSİRİ  31-34. LOKMAN, SECDE, AHZÂB ve SEBE SURELERİ E - KİTAPLARI -  (MKA)” AHZÂB suresi 40. ayet tefsirinden alıntıdır.


AYRICA BAKINIZ: 15-07-2014 Nebi ve Resul Kavramları -Doç Zeki BAYRAKTAR-Yrd Doç Fatih ORUM - Yükselen Sözler--TV 8

https://www.youtube.com/watch?v=mK7I-8ybPRc



(Çok açık ve ayet delilli 1saat 17 dakikalık video-MKA)

 




TOPLUMLARIN PEYGAMBERLERİ (NEBİ VE / VEYA RESULÜ) KİMDİR?

1.Peygamber (nebi ve / veya resul) lerin hepsi, yaşadıkları / yaşatıldıkları çağda, içinde bulundukları toplumun / ümmetin / milletin, doğru yolu göstereni ve rehberi / önderi / lideridir. “…Her topluluk için doğruyu ve iyiyi gösteren bir önder vardır.”(13/Rad/7) ve kim ne derse desin, bütün önderler / liderler / peygamberler sadece bir uyarıcıdır ve bütün toplumlar için (asıl) yol gösterici Allah'tır.

2. Peygamberler (nebiler ve / veya resuller) , sadece isimleri Kur'an'da yazılı olanlardan ibaret değildir  (4 /Nisa /164; 40/Mümin/ 78).

          a. Allah  “her topluma / millete/ ümmete"  bir "resul" görevlendirmiştir (16 /Nahl/36).

          b. Görevlendirdiği her resulü de "ancak kendi toplumunun diliyle" göndermiştir (14/İbrahim/14).

          c. Ve yüce Allah: "Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur. Sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkâr, bir başka günahkârın yükünü taşımaz. Ve biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz “ ( 17/İsra/15) diyerek yol ve yasasını da bildirmiştir.

3. Bu ayetleri anlamından çıkarım olarak:  Allah kıyamete kadar, “her topluma / millete/ ümmete, kendi toplumunun diliyle konuşan  bir "resul" gönderecek ve böyle bir resul göndermedikçe de azap etmeyecektir”. Çünkü:

          a. Allah'ın sözü / vaadi,  haktır / gerçektir; asla değişmez. (24/Nur/55; 35/Fatır/5; 17/İsra/77)

          b. Hz. Muhammed  “…Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.” (33/Ahzap/40) ayetinin anlamı, Hz. Muhammed’in de “Allah’ın resullerinden bir resul / elçilerinden bir elçi“  ve “nebilerin sonuncusu “ olduğudur.

4. (33/Ahzap/40) ayetinin anlamı / manası, Kur’an’ın bütünsel mesajı içinde “muhkem” dir / açıktır, sağlamdır.

           a. Ayet, açık ve net olarak: “ Allah’ın Resullerinden / Allah’ın mesajını ileten elçilerinden, bir resul / elçi olan” Hz. Muhammed’ in ölümüyle:  Sadece, “Nebilik / kendisine elçi melek Cebrail vasıtasıyla kitap indirilme / Risalet (Allah Tarafından bir insanın, peygamberlik ile görevlendirmesi) son bulmuştur” anlamında olup;  bu ayette Hz. Muhammed’in, “son resul / resullerin sonuncusu” olduğu ifade edilmemektedir.

          b.. “Bütün insanlara / insanlığa bir müjdeci ve uyarıcı” (34/Sebe/28) ve “Âlemlere rahmet” (21/Enbiya/107) bir Peygamber olarak Hz. Muhammed:  

(1). Resulullah / Allah’ın mesajını getiren bir elçisi;  

(2). Nebiyullah /  Kendisine Kitap (Kur’an) verilen nebi / Allah’ın bir habercisi ve

(3). Hatemülenbiya / Nebilerin ( Kendisine kitap indirilerek Allah tarafından görevlendirilen peygamberlerin ) sonuncusudur.

          c. BU BAĞLAMDA HZ. MUHAMMED, DİLİ / LİSANI NE OLURSA OLSUN, DUYURUP TEBLİĞ ETTİĞİ KUR’AN’IN KIYAMETE KADAR ULAŞTIĞI HER TOPLUMUN / MİLLETİN / ÜMMETİN DE (İNANIYORLARSA) NEBİSİDİR.

5. Son resul değil, son nebi olan Hz. Muhammed’e indirilen Kitap Kur’an’dır ve Kur’an, Allah’ın vahyettiği Kitapların da sonuncusudur. Allah kıyamete kadar elçi melek Cebrail vasıtasıyla başka “Kitap” indirmeyecektir. Çünkü:

          a. “Allah katında din İslam'dır” (3/Ali İmran/19) ve İslam, son dindir: ” Kim İslam'dan / Allah'a teslim olmaktan gayrı bir din ararsa artık o, ondan asla kabul edilmeyecektir” (3/Ali İmran/85).

          b. Allah kıyamete kadar bütün insanlık için,din olarak İslam'ı / Allah'a teslim olmayı seçmiş; dinini kemale erdirmiş, üzerimizdeki nimetini tamamlamıştır” (5/ Maide/3). Elçi melek Cebrail vasıtasıyla  yaptığı “vahiy” kanalını kapatmıştır.

6. İnsanlar “Sorumlu varlık” olarak yaratılmışlardır. Ahiret’te, yaratılanların hiçbiri hariç olmaksızın bütün insanlar, Allah tarafından “kendilerine elçi gönderilenler ve gönderilen elçileri de dâhil olarak mutlaka hesaba çekilecektir” (Bakınız: 7/6-9;18/47-49;19/94-95; 20/111-112.)

            a. “Biz, uyarıcıları olmayan hiçbir kenti / uygarlığı helâk etmemişizdir. Uyarı / hatırlatma olacak! Biz zalimler değiliz.” (22/Şuara/208-209)Buyuran; “Hiç kuşkusuz, o zikiri / Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz.” (15/Hicr/9) güvencesiyle, “Hepiniz bundan sorumlu tutulacaksınız / bundan hesaba çekileceksiniz” (43/Zuhruf /44) uyarısı ile indirdiği son kitap olan Kur’an’ı, yüce Allah, son nebiden sonrası kıyamete kadar yaratacağı tüm insanlara da, kendisinin mesajını ileten bir resul (elçi) olarak lütfetmiştir /görevlendirmiştir.

            b. Kur’an, “Bütün âlemler için, bir ‘uyarıcı’ (25/Furkan/1); ‘bir öğüt’ (68/Kalem/52); ‘bir zikir’ dir” (38/Sad/87).

            c. KUR'AN, KIYAMETE KADAR ULAŞTIĞI / ULAŞACAĞI HER TOPLUMUN / MİLLETİN / ÜMMETİN DE RESULÜDÜR / ELÇİSİDİR. (Bakınız: 3/101; 5/15; 11/1-3; 14/1; 27/2,77, 32/3; 34/6; 42/52; 51/50-51; 65/11.)

7. Resul olan Kur’an’ın orjinali Arapçadır ve Arapça bilen herkese resuldür, Allah’ın Mesajını Arapça bilenlere iletebilir. Arapça bilmeyenler ve manasını anlamadan Arapçasını “oku” yanlar, sadece onun resul olduğunu kabul etmekle, Allah’ın mesajını alıp anlamış olamazlar ve sorumluluklarının da bilincine varamazlar.

           a. Her sözü hak ve asla değişmez / değiştirilemez olan yüce Allah, “Ve biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz “ ( 17/İsra/15) diyerek,  görevlendirdiği her resulü de "ancak kendi toplumunun diliyle"  (14/İbrahim/14) göndermiş olduğuna göre, Arapça orjinal Kur’an’ın resullük görevini yapabilmesi, ancak ulaştığı /ulaşacağı toplumun diline çevrilmesiyle mümkündür.

          b. BU SEBEPLE, HER ÇAĞDA VE ZAMANIMIZDA, KUR'AN’IN ANA DİLDE DOĞRU ÇEVİRİLERİ / MEALLERİ DE,  KIYAMETE KADAR, ULAŞTIĞI O DİLİ / LİSANI KONUŞAN TOPLUMUN / MİLLETİN / ÜMMETİN RESULÜDÜR / ELÇİSİDİR.

8. Hz. Muhammed ölmüştür ve rabbine / Refîk-i a'la'ya, yüce dosta kavuşmuştur. Zamanımızda ve kıyamete kadar o, Arapça bilsin - bilmesin / Arapçayı anlasın – anlamasın, bütün müslümanların inandığı indirilmiş “kitap” olan, Allah mesajı Kur’an’ın indirildiği peygamberidir. Başka peygamber de gelmeyecektir, boşuna başka peygamber arayıp sormayın.

           a. Zamanımızda toplumumuzun resulü olarak, Kur’an’daki Allah’ın mesajını anadilimizde bize iletebilen yazılmış “Kur’an Mealleri” varken ve onu “oku” yarak doğrudan Allah’ın mesajına ulaşabilirken, aklını işleten samimi “Mümin ve Müslim”lerdenseniz,  başka aracılar (şeyhler, şıhlar) da aramayınız, Allah’tan başkasından medet ummayınız.

           b. “Ey Ehlikitap! Resullerin arası kesildiği bir sırada resulümüz size geldi; ayan-beyan açıklamalarda bulunuyor. "Bize ne müjdeci geldi ne uyarıcı" demeyesiniz. İşte müjdeci de geldi size, uyarıcı da. Allah her şeye kadirdir. “(5/Maide/19)

            c.“İşte sana o Kitap! Kuşku, çelişme, tutarsızlık yok onda. Bir kılavuzdur o, korunup sakınanlar için.” (2/Bakara/2)

8. Tüm seçim ve tercihlerimizde, Allah’ın bize verdiği aklımızı kullanalım, daima haktan, haklıdan ve mazlumdan yana olup; zalime ve zalimin zulmüne, her türlü haksızlığa da karşı çıkalım: 

Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semî'dir, çok iyi duyar; Basîr'dir, çok iyi görür.”

Lütfen Dikkat ediniz: “O yaman aldatıcı, o çok gururlu, sizi sakın Allah ile aldatmasın.”

M. Kemal Adal

7 Ağustos 2014/ İZMİR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder