İŞTE ATATÜRK

İŞTE ATATÜRK
Allah Kuran’da: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17/İSRA/36) buyurmuştur. Atatürk de: “Türk Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-5, 1977 /A. Gürtaş, s. 41) demektedir.- "İŞTE ATATÜRK" PORTALINA GİRMEK İSTEDİĞİNİZDE YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ.

20 Nisan 2016 Çarşamba

KISSALARDAN HİSSELER ve BEYİN JİMNASTİĞİ





ATEŞ

 Yüzyıllar önce, Dünyanın ücra köşelerinden birinde bulunan bir adaya ateş, geç de olsa gitmişti. Bu adada dört ayrı kabile bulunuyor, adanın dört köşesinde birbirlerinden kopuk yaşamlarını sürdürüyorlardı.

 Adaya yakın bir kara parçasında öğrencileriyle birlikte yaşayan bir bilge bu adaya gezi düzenlemeye karar verdi. Bir gemiye bindiler, zor bir yolculuktan sonra adaya ayakbastılar. Birinci kabileye ulaştılar.

Bu kabilede ateşi sadece rahipler kullanabiliyordu. Bunun kendilerine verilmiş bir kutsal armağan olduğuna diğerlerini inandırmışlardı. Sadece rahipler ısınıyor ve sıcak yemek yiyordu, diğerleri donuyor ve çiğ et yiyordu.

Bilgenin öğrencilerinden biri "ben burada kalacağım ve bütün insanların ateşten faydalanmalarını sağlayacağını" dedi.

Bilge ve diğer öğrencileri onu orada bırakıp yollarına devam ettiler. 
İkinci kabileye geldiler.

Bu kabiledeki insanlar ateşin ilahi bir güç olduğuna inanmışlardı ve ateş yakmaya yarayan bütün araçlara tapıyorlardı. Ama ateş yakan yoktu.

Bir öğrenci "ben de burada kalıp bunlara ateş yakmayı öğreteceğim" dedi, orada kaldı, diğerleri yola devam edip üçüncü kabilenin yaşadığı yere geldi.

Bu kabilede, bir zamanlar ateşi adaya getiren adamın totemleri yapılmış ve her yere yerleştirilmişti. Halk ona tapıyordu. Birkaç kuşak öncesi ateşi görmüş, getiren adamın tanrı olduğuna karar verilmiş ve bu inanç yerleşmişti. Ama sonra kimse ateş yakmaya teşebbüs etmemişti.

Öğrencilerden biri de ben burada kalacağım dedi, diğerleri dördüncü kabilenin köyüne yöneldi.

Dördüncü kabile de ateş yakmıyor ama ateş hakkında yayılmış abartılı söylentilere inanıyordu. Ateşin kendisi bir tür tanrı yerine konulmuştu. Ateş yakmayı kimse bilmiyor ama hep ateşin gücü hakkında hikâyeler anlatılıyordu.

Başka bir öğrenci de bu köyde kalmak istedi.

 Bilge ve öğrencileri adayı biraz daha dolaşıp dört köyde kalan öğrencileri almak için tekrar aynı yolu izleyerek geri döndüler.

 Birinci köydeki öğrenci konuşmaya başlar başlamaz rahiplerce suçlanmış, bir yabancıya inanacağına kendi rahiplerine inanan halk da öğrenciyi yakalayıp yakmıştı.

 İkinci köydeki öğrenci, halkın tapındığı aletleri kullanarak ateş yakar yakmaz halk korkmuş, tapındıkları nesnelerin böyle kullanılmasına infial göstermiş ve öğrenciyi öldürmüşlerdi.

 Üçüncü köydeki öğrenci, bir insanın totemine tapmanın yanlışlığını belirterek söze başlayınca hemen öldürülmüştü.

 Dördüncü köydeki öğrenci de ateşin gerçekte ne olduğunu anlatmaya başladığı anda öldürülmüştü.

 Bilge ve kalan öğrenciler gemiye döndüler, denize açıldılar.

 Bilge bu ada gezisinin sonucunu şöyle özetledi:

"Öğretmek bilmekten çok daha zordur. Bilmek istemeyenlere, bilgiye direnenlere bir şey öğretmek de en zorudur. Cahiller bildiklerine inanırlar ve yeni bilgilere direnirler. Ama aynı zamanda bir huzursuzluk içindedirler, bu yüzden de gerçekten bilen insanlardan nefret ederler; onları yakarlar, öldürürler..."

*****





GERÇEĞİ KİM SÖYLÜYOR?

Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa Cemal"in seçmesi istenir. Adaylar kalabalıktır ve Cemal sınav yapmaya karar verir.

 - Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan edeceğum.

Bir ara gözü Temel"e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe almak ister.
 ÖnceTemeli sınava alır ve sorar.

 - Hemşerum söyle baa bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?

- 6 tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.

- Tabi bu soru biraz zor oldu piraz taha kolayini sorayum.

 - Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum kaç kuzi oldi ?

- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama yinede hemsehrisini de işe almak ister.

 - Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?

- Üç etti. Bunun üzerine sinirlenen Cemal Temel"e iki tokat çakar ve tekrar sorar.

 - Pir kuzi verdum, kaç kuzin oldi?

- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice döver.

 - Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sen de tam salakmişsun. Ula sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?

- Olir mi, der Temel. Benum evde bir kuzi de kendumin var.

KISSANIN HİSSESİNİ ÇIKARMA SIRASI SİZDE; SORU BENDEN YORUM SİZDEN: 

  Fıkralarımıza konu olan Karadeniz'imizin bu temiz ve anlayabilenlere göre yalın, net / açık, şartlanmamış akıl / zeka sahibi insanlarından, tıpkı "Nasrettin Hoca" dan öğrendiğimiz gibi öğrenebileceğimiz "gerçek" ve alabileceğimiz bir çok dersler var, yorumlamayı bilenler için...

 İki Hemşehri neden anlaşamadı ve bu durumda kim kim haklı?!...


Gerçeği kim söylüyor?

*****




PENGUEN


 Temel ile Dursun bir gün sokakta bir penguen bulmuşlar ve onu karakola götürmüşler. Komiser onlara: “Bu hayvanı çabuk hayvanat bahçesine götürün” demiş. 

 Akşama doğru komiser pencereden dışarı bakarken Temel ile Dursun' u ortalarında penguenle gezerken görünce pencereyi açıp: "Ula uşaklar, ben size o hayvanı hayvanat bahçesine götürün demedim mi?" deyince, Temel ile Dursun da: "Tamam da… Götürdük. Şimdi de sinemaya götüreyruz.” demişler.

KISSADAN HİSSE:

Taraflar “müşterek şebeke” de değilse ve sözün özü (söyleyenin niyet ve maksadı) doğru algılanıp anlaşılmazsa olacağı budur… 

*****

BEYİN JİMNASTİĞİ


              
Aşağıdaki test, 4 basit sorundan ibaret 
Düşünmeden hemen cevap vermek gerekiyor. Kolay gelsin

 

 Soru 1: Bir koşuya katılıyorsun, İkinci adamı solluyorsun.
Hangi sıralamada yer alırsın?










Cevap:
Birinci sıraya çıkarım dediysen tamamen yanıldın !
İkinciyi sollarsan onun yerini alırsın, yani ikinci olursun. Ayrıca
ikinci soru için lütfen biraz daha fazla düşün !!


 Soru 2: Bu koşuda sonuncuyu sollarsan hangi sıralamaya çıkarsın ?




Cevap :
Sondan ikinci dediysen yine yanıldın !
Biraz düşünün arkadaşlar ! Sonuncuyu nasıl sollarsınız ?
Sen onun arkasındaysan o sonuncu olamaz değil mi ?
Cevabı mümkün değil !!
Hadi bir daha deniyoruz, not tutma ve hesap makinesi
kullanma, hemen cevap vermen gerektiğini de unutma ! Ha gayret !!!!

 Soru 3:
1000 al
40 ekle
1000 daha ekle
30 ekle
1000 daha
Artı 20
Artı 1000
Ve artı 10
Toplam ne çıkıyor ?








Cevap:
5000 ??? Yine yanlış !!!
Doğru cevap 4100.
Aynı hesabı iyi bir hesap makinesiyle tekrar yap...
Aldığın tüm diplomaları bence çöpe at !!!
Bari bu son soruya doğru cevap ver !


 Soru 4:
Aylin'in Babasının 5 kızı var : 

1. Çaça
2. Çeçe
3. Çiçi
4. Çoço
5. ????
Soru: Beşincinin adı ne?

İyi düşünün haaa..









Cevap: Çüçü???
Yanlıııııııışşş
Aylin, Aylin!!! 

 

 TÜBİTAK'a teşekkürler… 

Sorular ve şakayla karışık doğru cevapları için.


**********************


Selamet Yoldaşınız olsun.

M. Kemal Adal

19 Nisan 2016 Salı

IV. A. 2. f.) İMAN, İMANIN ESASLARI (NELER OLDUĞU /ŞARTLARI- RÜKÜNLERİ) KUR’AN’DADIR.



A. İMAN ESASLARI. 1

2. İMAN.. 1

f) İman, Allah resulleri açık-seçik delillerle gönderdi ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdi ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar / adaletle doğrulsunlar 1

Dipnot: 57/25*: İtikat: İman Esasları: İman: Allah resulleri açık-seçik delillerle gönderdi ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdi ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar / adaletle doğrulsunlar. 2

*57/25: Demirin önemi ve özelliği Bak 4/82. 2

*57/25: Demirin öneminden ve özelliğinden söz eden biricik ayetin yer aldığı Demir Suresi, demir elementinin bazı kimyasal özelliklerini sayısal ilişkilerle vermektedir. 2

*4/82: Kuran'da İç Çelişki Yoktur. Kuran Gerçekle Çelişmez. Bak: *2/106. 3

*2/106: Nasih-Mensuh konusu ve Ayet ile ayetler kelimelerinin anlamı 3

Kuran'ın birçok bilimler ile ilgili verdiği bilgiler yüzyıllar sonra o bilimler tarafından doğrulanmış veya daha iyi anlaşılmalarına neden olmuştur. Örneğin: 4



IV. A. 2. f.) İMAN, İMANIN ESASLARI (NELER OLDUĞU /ŞARTLARI- RÜKÜNLERİ) KUR’AN’DADIR.


A. İMAN ESASLARI


2. İMAN



f) İman, Allah resulleri açık-seçik delillerle gönderdi ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdi ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar / adaletle doğrulsunlar


 
57. sure (HADÎD) 25. ayet (Resmi: 57/İniş:112/Alfabetik:33)

Y.N. Öztürk :
Yemin olsun, biz, resullerimizi açık seçik delillerle gönderdik ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdik ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar/adaletle doğrulsunlar. Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır. Allah bu sayede, kendisine ve resullerine, gayba inanarak kimin yardım edeceğini bilecektir. Allah Kavî'dir, Azîz'dir.



Dipnot: 57/25*: İtikat: İman Esasları: İman: Allah resulleri açık-seçik delillerle gönderdi ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdi ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar / adaletle doğrulsunlar.


 57/25*: İMAN; ALLAH RESULLERİNİ AÇIK-SEÇİK DELİLLERLE GÖNDERDİ VE ONLARLA BİRLİKTE KİTAP'I VE ÖLÇÜYÜ DE İNDİRDİ Kİ, İNSANLAR ADALETİ AYAKTA TUTSUNLAR / ADALETLE DOĞRULSUNLAR:

Yemin olsun, biz, resullerimizi açık seçik delillerle gönderdik ve onlarla birlikte Kitap'ı ve ölçüyü de indirdik ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar / adaletle doğrulsunlar. Ve demiri de indirdik. Onda zorlu bir kuvvet ve insanlar için birçok yarar vardır. Allah bu sayede, kendisine ve resullerine, gayba inanarak kimin yardım edeceğini bilecektir. Allah Kavî'dir, Azîz'dir. 57/25.

MKA.

 

*57/25: Demirin önemi ve özelliği Bak 4/82.

 

*57/25: Demirin öneminden ve özelliğinden söz eden biricik ayetin yer aldığı Demir Suresi, demir elementinin bazı kimyasal özelliklerini sayısal ilişkilerle vermektedir.


 HHaDYD (demir) kelimesinin ebced, yani sayısal değeri, 8+4+10+4=26 olup demir elementinin atom numarasına denktir. EL-HHaDYD (belli bir demir) kelimesinin sayısal değeri de, 1+30+8+4+10+4=57 olup demirin belli bir izotopunun atom ağırlığına eşittir. Kuşkusuz, bunu, Kuran'dan da önce var olan Arapça dilinin ilginç bir rastlantısı olarak değerlendirenler olacaktır. Ne var ki aynı kelimeyle isimlendirilen bu Surenin sıra numarasının 57 olması Kuran'ı düzenleyenin bu 'rastlantı'dan haberli olduğuna işaret ediyor.

 Demir elementinden söz eden bu ayet, Besmele dâhil edilirse, Surenin 26'ıncı ayetidir; yani demirin atom numarasına denktir. (Kuran'ın 19 kodlu matematiksel sisteminde, numarasız Besmeleler kelime sayımlarına katılmamakta ancak Kuran ayetlerinin sayımına katılmaktadır).

 Bu Suredeki toplam ayetler Besmele'siz 29, Besmele dâhil 30 olup, her biri demir atomunun dört izotopundan ikisinin nötron sayılarına denktir. Tanrı isminin Sure içindeki tekrar sayısı da geride kalan izotopun nötron sayısını vermektedir.

 Surenin başından itibaren 26'ıncı Tanrı ismi demirden söz eden ayetin içindedir.

 Ayetteki 'indirdik' kelimesinin kullanılışı da ilginçtir. Yıldızların ve gezegenlerin oluşumu konusunu inceleyen modern astronomi kitaplarına bakarsanız, gezegenlerin yaratılışında demir elementinin rolünü ve 'yarattık' yerine 'indirdik' sözünün tercih edilme nedenini öğrenebilirsiniz. Bu konu üzerindeki gözlemlerim ve yorumlarım, 1986 yılında 'Kuran'da Demirin Kimyasal Esrarı' adlı kitapçıkta yayımlandı. Bak: 4/82.

 

*4/82: Kuran'da İç Çelişki Yoktur. Kuran Gerçekle Çelişmez. Bak: *2/106.

 

*2/106: Nasih-Mensuh konusu ve Ayet ile ayetler kelimelerinin anlamı



 Hadis ve Sünneti Kuran'a eş koşanlar, 2/106 (= 'Biz bir ayeti siler, unutturur veya ertelersek ondan daha iyisini veya onun bir benzerini getiririz. Allah'ın her şeye gücü yeter olduğunu bilmedin mi?' ) ayetinin anlamı tahrif ederek, Kuran'da 'nasih-mensuh' (Kuran'da birbirini iptal eden ayetler ve hatta bazı ayetlerin Hadislerle iptal edildiği biçimindeki sapkınca inanç) olduğunu ileri sürerek, bu ayeti (4/82) inkâr etmektedirler.

 'Ayet' sözcüğü tekil olarak kullanıldığı 84 yerin hiçbirinde Kuran ayetleri için kullanılmaz; tekil olarak kullanıldığı zaman sürekli olarak 'işaret, delil, mucize' anlamlarına gelir.

 Ne var ki çoğul hali olan 'Ayaat' (ayetler) ise, tekil anlamına ek olarak Kuran ayetleri için de kullanılır.

 Nitekim Kuran'ın her bir 'ayeti' daha doğrusu bir birimi / ifadesi tek başına mucizevî bir özelliğe sahip değildir. Örneğin bir veya iki kelimeden oluşan birimler var ve bunlar, Kuran'ın tanımladığı ayet (mucize) özelliğini göstermez. Bazı kısa ifadeler Kuran'ın inişinden önce günlük konuşmada, kitaplarda ve şiirlerde kullanılan / kullanılabilen ifadelerdir. Örneğin bak 55/3; 69/1; 74/4; 75/8; 80/28; 81/26.

 Mucizelik özelliğini gösteren minimum ölçü bir sure (10/38 = Yoksa 'onu uydurdu' mu diyorlar! De ki: 'Eğer doğru sözlüler iseniz Allah dışında, elinizin yettiklerini de çağırın da onun benzeri bir sure ortaya çıkarın.' ) olup en kısa sure de 3 ayettir (103/Asr; 108/Kevser; 110/Nasr).

 Besmele, tek bir birim olduğu için kendi başına bir mucize değildir; ancak Kuran'ın bütününü saran matematiksel örgü içinde mucizelik özelliğini kazanır. Ayetlerin (mucizevî özelliğe sahip olan ifadelerin) bir parçası olduğu için Besmele'den ayet diye söz edilebilir; ancak şunu unutmamak gerekir ki Tanrı, tekil olan 'ayet' kelimesini Kuran'ın ayetleri için kullanmayarak, sadece mucizelerden söz etmeyi sağlamıştır.

 Ayrıca, 2/85 ayetinde anlatılan sapkınlığı aynen tekrar eden Müslümanlar hakkında müthiş bir öngörü (Onlar ki Kur'an'ı parça parça / bölük bölük / falcılık aracı yaptılar.) için 15/91-93 ayetlerine bakınız.
2/85 '… Şimdi siz Kitap'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise böyleleri azabın en şiddetlisine itilir. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.'
15 /91-93 (Onlar ki Kur'an'ı parça parça / bölük bölük / falcılık aracı yaptılar. + Rabbine yemin olsun ki, biz onları toplu halde sorgu suale çekeceğiz/hepsinden mutlaka hesap soracağız; + Yapıp ettiklerinden...'

 Hurafe ve mitolojilerin yaygın ve etkin olduğu bir çağda gelmesine rağmen Kuran'ın hiç bir saçmalık ve yanlışlığı içermemesi de ayrı bir kanıttır. Kuran'ın inişinden yaklaşık iki yüz yıl sonra yazılan hadis kitaplarını veya yüzyıllar sonra yazılan Kurtubi, İbni Kesir, Taberi, Nesefi gibi Kuran tefsirlerini düşünün.

 

Kuran'ın birçok bilimler ile ilgili verdiği bilgiler yüzyıllar sonra o bilimler tarafından doğrulanmış veya daha iyi anlaşılmalarına neden olmuştur. Örneğin:


Tanrı bizi bir embriyodan yarattı (96/2),

Yer yumurta gibi yuvarlaktır (10/24; 39/5; 79/30),

Tüm evren bir tek nokta halindeydi ve aniden patladı (21/30),

Evrenimiz içindeki galaksilerle birlikte sürekli olarak genişlemekte (51/47),

Yıldızlar ve gezegenler gazdan yaratıldılar (41/11),

Zaman görelidir (70/4; 22/47),

Evren altı evrede yaratıldı ve dünya gezegeni üzerinde hayatı mümkün kılan koşullar son dört evrede oluştu (50/38; 41/10),

Dünya bir yörüngede yüzmektedir (27/88; 21/33),

Dünya atmosferi içindeki canlı hayatı koruyucu bir özelliğe sahiptir (21/32),

Rüzgarlar aşılayıcıdır (15/22),

Canlı varlıkların yaratılışı bir evrimsel sisteme göredir (15/28-29; 24/45; 32/7-9; 71/14-17),

Biyolojik hayatın ilk mikro örnekleri balçığın esnek moleküler yapısının oluşturduğu katmanlar arasında başladı (15/26),

Biyolojik ömürümüz genlerimizde kaydedilmiştir (35/11),

Atomlar daha küçük parçalardan oluşurlar (10/61),

Fotosentez, daha sonra diriltilebilecek özellikte olan kimyasal yolla depolanmış bir enerjidir (36/77-81),

Demir elementinin atom numarası, atom ağırlığı ve tüm izotoplarının nötron sayıları bildirilir (57/25),

Toprağı oluşturan elementlerin atomları maksimum yedi enerji yörüngesine sahiptir (65/12),

Su ve hurma (oksitoksin) doğum sancılarını hafifletir (19/24-25),

Tüm dünyadaki yıllık yağmur miktarı değişmez (43/11; 15/21),

Bu dünyanın ötesinde hayat vardır (42/29),

Ay toprağı yarılacaktır (54/1-2).

Kuran, mucizeler yoluyla bilim adamlarına ufuk açar. Örneğin, madde ışık hızında nakledilebilir (27/38-40),

Koku uzaklara yayımlanabilir (12/94),

Hayvanlarla iletişim kurulabilir (27/16-17),

Belli koşullarda uyumak metabolizmayı yavaşlatabilir ve ömrü uzatabilir (18/25),

Körler görme duyularına kavuşabilir, ölüler diriltilebilir (3/49)..

Edip Yüksel - MESAJ Kuran Çevirisi Dipnotlarından Alıntılanmıştır.



RESUL KUR'AN'IN KUR'AN MESAJLARI - M. Kemal Adal