İNSAN
2.
İNSANIN DONANIMI -3
a) İnsanın Yetenekleri
(6)
Kalpler
(a)
İnanan-mümin-iyi kalpler
Hayır, Rabbine yemin olsun ki iş, onların sandığı gibi
değil. Onlar, aralarında çıkan karmaşık işlerde seni hakem yapıp verdiğin
hükümle ilgili olarak, içlerinde hiçbir burukluk duymadan tam bir teslimiyete
ulaşmadıkça iman etmiş olamazlar. 4. sure (NİSA) 65. ayet
(Resmi: 4/İniş:98/ Alfabetik:82)
Göğüslerinde düşmanlıktan ne varsa söküp
atmışızdır. Irmaklar akar altlarından. Şöyle derler: "Hamdolsun bizi
buraya ulaştıran Allah'a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya
ulaşamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler." Şöyle
seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız
cennet." 7. sure (A'RAF) 43. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
İnanmış olanlar ancak o kişilerdir ki,
Allah anıldığında yürekleri ürperip titrer ve onlara Allah'ın ayetleri
okunduğunda, bu onların imanlarını artırır. Ve onlar yalnız Rablerine güvenip
dayanırlar. 8. sure (ENFÂL) 2. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku
bürüyordu; sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek,
kalplerinizi birbirine bağlamak, ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize
gökten bir su indiriyordu. 8. sure (ENFÂL) 11. ayet (Resmi:
8/İniş:93/Alfabetik:22)
Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, gönüller
derdine bir şifa, inananlara bir kılavuz ve bir rahmet geldi. 10.
sure (YÛNUS) 57. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla
tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın
zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur. 13. sure (RA'D) 28. ayet
(Resmi: 13/İniş:87/Alfabetik:85)
Göğüslerindeki düşmanlığı çekip
almışızdır. Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler
olmuşlardır. 15. sure (HİCR) 47. ayet (Resmi: 15/İniş:54/Alfabetik:36)
İşte böyle. Kim Allah'ın kutsallık nişanı yaptığı şeyleri
yüceltirse bu yaptığı, gönüllerin takvasındandır. 22. sure (HAC) 32.
ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
Onlar öyle insanlardır ki, Allah anıldığında kalpleri
titrer; başlarına gelene sabrederler, namazı gözetirler. Ve kendilerine
verdiğimiz rızıklardan infak ederler. 22. sure (HAC) 35. ayet
(Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
Kendilerine ilim verilenler onun, senin
Rabbinden bir hak olduğunu bilsinler, ona inansınlar da kalpleri ona saygı
duysun diye böyle yapılmıştır. Şu bir gerçek ki Allah Hâdî'dir, iman edenleri
dosdoğru yola mutlaka ulaştıracaktır. 22. sure (HAC) 54. ayet
(Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
İşte böyle. Kim uğratıldığı cezanın
aynısıyla ceza edip de zulüm ve saldırganlığa uğrarsa, Allah ona mutlaka yardım
edecektir. Allah, elbette ki Afüvv'dür, Gafûr'dur. 22.
sure (HAC) 60. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
"Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur." 26.
sure (ŞUARA) 89. ayet (Resmi: 26/İniş:47/Alfabetik:94)
Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı kimse, Rabbinden bir ışık
üzerinde olmaz mı? Allah'ın Zikri'ne/Kur'an'a karşı kalpleri katılaşmış
olanlara yazıklar olsun! İşte onlardır, açık sapıklık içindekiler. 39.
sure (ZÜMER) 22. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)
O odur ki, müminlerin gönüllerine,
imanları beraberinde iman geliştirsinler diye, mutluluk ve huzur indirdi.
Yalnız Allah'ındır göklerin ve yerin orduları. Alîm'dir Allah, Hakîm'dir. 48.
sure (FETİH) 4. ayet (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)
Allah resulünün huzurunda seslerini
alçaltanlar var ya, onlar Allah'ın, gönüllerini takva için imtihan ettiği
kişilerdir. Bir bağışlanma vardır onlar için, bir büyük ödül vardır. 49.
sure (HUCURÂT) 3. ayet (Resmi: 49/İniş:105/Alfabetik:37)
Allah'a ve âhiret gününe inanan bir topluluğun, Allah'a ve
resulüne karşı çıkanlarla sevgiye dayalı bir dostluk kurduğunu göremezsin.
Bunlar onların ister babaları olsun, ister çocukları olsun, ister kardeşleri
olsun, ister akrabaları olsun. Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları
kendisinden bir ruhla desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan
cennetlere koyacaktır; sürekli kalacaklardır orada. Allah onlardan hoşnut
olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. Allah'ın hizbi işte bunlardır.
Dikkat edin, Allah'ın hizbi, başarıya ulaşanların ta kendileridir! 58.
sure (MÜCÂDİLE) 22. ayet (Resmi: 58/İniş:104/Alfabetik:66)
Onlardan önce yurda konmuş ve imana
sarılmış olanlar, kendilerine hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden
ötürü göğüslerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa bile,
ötekileri kendi nefslerine tercih ederler. Nefsinin
cimriliğinden/doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Onlardan sonra gelenler de şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi ve
bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi affet; kalplerimizde, inananlara karşı
bir düşmanlık bırakma! Rabbimiz, sen çok şefkatli, çok merhametlisin!" 59.
sure (HAŞR) 9-10. ayet (Resmi: 59/İniş:95/Alfabetik:35)
(b)
Çevrilen-değişen kalpler
Biz onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilk
seferinde buna iman etmedikleri gibi bırakırız kendilerini de azgınlıkları
içinde körü körüne bocalar dururlar. 6. sure (EN'ÂM) 110. ayet
(Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Ve yüreklerinin öfkesini gidersin. Allah dilediğine tövbe
nasip eder. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir. 9. sure (TEVBE) 15. ayet
(Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Allah onların kalpleri, kulakları üzerine mühür basmıştır.
Onların kafa gözleri üstünde de bir perde vardır. Onlar için korkunç bir azap
öngörülmüştür. 2. sure (BAKARA) 7. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Hani kesin söz almıştık sizden de Tûr'u üzerinize
kaldırmıştık. "Size verdiğimizi kuvvetlice tutun ve dinleyin."
demiştik. Şöyle demişlerdi: "Dinledik ve isyan ettik." İnkârları
yüzünden gönüllerine buzağı içirildi. De ki: "Eğer inanan kişilerseniz, ne
kötü şeydir size imanınızın emretmekte olduğu..." 2.
sure (BAKARA) 93. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Eğer yolculuk halinde olur da yazacak birini bulamazsanız, o
takdirde, alınan rehinler yeter. Birbirinize güvenmişseniz, kendisine güvenilen
kişi, emaneti ödesin; Rabb'i olan Allah'tan korksun. Tanıklığı gizlemeyin. Onu
gizleyen, kalbi günaha batmış/kendi kalbine kötülük etmiş biridir. Allah,
yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir. 2. sure (BAKARA) 283. ayet
(Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı
muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu
var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun
yorumuna öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına
düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar.
Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve
akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez. 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 7.
ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Ey iman sahipleri! Kendi dışınızdakilerden/seviyenizin
altındakilerden bir kimseyi sırdaş edinmeyin. Sizi sarpa sardırıp perişan
etmekten çekinmezler. Size sıkıntı verecek şeyi pek severler. Ağızlarından
nefret ve öfke taşmaktadır. Göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür.
Eğer aklınızı işletirseniz Allah size ayetlerini açık-seçik göstermiştir. 3.
sure (ÂLİ IMRÂN) 118. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Allah'ın, kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği
şeyleri Allah'a ortak koştukları için, küfre sapanların kalplerine korku
salacağız. Barınakları ateştir onların. Ne kötüdür o zalimlerin varacakları
yer! 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 151. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Ey iman sahipleri! Yeryüzünde dolaşan yahut gazaya çıkan
kardeşleri için şöyle diyen inkârcılar gibi olmayın: "Yanımızda olsaydılar
ölmezlerdi, öldürülmezlerdi." Allah bunu onların kalplerinde bir özlem
yapacaktır. Allah diriltir de öldürür de. Allah, yapıp ettiklerinizi en iyi şekilde
görmektedir. 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 156. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Ey resul! Kalpleri inanmamış olduğu halde ağızlarıyla
"inandık" diyenlerin küfürde yarışırcasına koşanları seni üzmesin.
Yahudilerden bazıları yalancılık etmek için dinlerler; huzuruna çıkmamış olan
başka bir topluluk için dinlerler. Yerlerine oturmuş kelimeleri, yapılarını
bozup değiştirirler. "Size şu verilirse alın, eğer o verilmezse
çekinin." derler. Allah birini fitneye çarptırmak isterse sen onun için
Allah karşısında hiçbir şey yapamazsın. Bunlar o kişilerdir ki, Allah
kalplerini temizlemek istemiyor. Dünyada bir rezillik vardır onlar için;
âhirette de büyük bir azap var onlara. 5. sure (MÂİDE) 41. ayet
(Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)
Tüm bu olanlar, eski sahiplerinden sonra yeryüzüne mirasçı
olanlara şunu göstermedi mi: Dilersek onları günahları yüzünden belaya çarptırırız,
kalpleri üzerine mühür basarız da artık söz dinleyemez olurlar. 7.
sure (A'RAF) 100. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
Rabbin, meleklere şöyle vahyediyordu: "Ben sizinle
beraberim. İmanı olanları sağlamlaştırın. İnkâr edenlerin kalpleri içine korku
salacağım; vurun boyunların üstüne, vurun onların her parmağına." 8.
sure (ENFÂL) 12. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
O vakit siz, vadinin beri yamacında idiniz, onlarsa öte
yamacında idiler. Kervan sizden daha aşağıda idi. Sözleşmiş olsaydınız buluşma
yer ve saatinde ayrılığa düşerdiniz. Ama Allah, olması kararlaştırılan işi
yerine getirmek istiyordu. Ta ki, ölen beyyine üzerine ölsün, yaşayan da beyyine
üzerine yaşasın. Allah elbette ki çok iyi işitir, çok iyi bilir. 8.
sure (ENFÂL) 42. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Onların ahdine nasıl güvenilebilir! Eğer
üzerinizde egemenlik kurarlarsa, sizinle ilgili ne bir antlaşmaya saygı
duyarlar ne de bir yemine. Ağızlarıyla size hoşnutluk sunarlar, fakat kalpleri
inat eder durur. Ve onların çoğu gerçeğe uzak düşmüş sapıklardır. 9.
sure (TEVBE) 8. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
İkiyüzlüler, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir
surenin tepelerine inmesinden çekinir dururlar. De ki: "Siz alay edin.
Allah, o çekinip durduklarınızı ortaya çıkaracaktır." 9.
sure (TEVBE) 64. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Nihayet Allah, kendisine verdikleri söze ters
düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar
onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi. 9. sure (TEVBE) 77. ayet
(Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Bir sure indirildi mi "Sizi birisi
görüyor mu?" diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışıp giderler. Allah,
kalplerini yamultmuştur. Çünkü gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar. 9.
sure (TEVBE) 127. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Tanrınız bir tek tanrıdır. Böyle iken, âhirete inanmayanlar,
kibre saplandıkları için kalpleri inkârcı olmuştur. 16.
sure (NAHL) 22. ayet (Resmi: 16/İniş:70/Alfabetik:75)
Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir. Onların
bundan başka da işleri vardır ki, hep o işler için çalışmaktadırlar. 23.
sure (MÜ'MİNÛN) 63. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)
Allah, Ehlikitap'tan onlara arka çıkanları,
kulelerinden/kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı: Bir grubunu
öldürüyordunuz, bir grubunu da esir ediyordunuz. 33. sure (AHZÂB) 26.
ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
Onları, yaklaşan felaket günü hakkında uyar! Yürekler
gırtlaklara dayanmıştır; habire yutkunurlar. Zalimlerin ne bir dostu vardır ne
de sözü dinlenir bir şefaatçıları. 40. sure (MÜ'MİN) 18. ayet
(Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
Yoksa o kalplerinde maraz olanlar, Allah
kendilerinin şiddetli kinlerini hiçbir zaman ortaya çıkarmayacak mı sandılar? 47.
sure (MUHAMMED) 29. ayet (Resmi: 47/İniş:99/Alfabetik:64)
Ehlikitap'tan küfre sapanları, ilk toplanma gününde
yurtlarından O çıkardı. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız; onlarsa
kalelerinin kendilerini Allah'tan koruyacağını zannetmişlerdi. Ama Allah onlara
hiç ummadıkları yerden geldi, yüreklerine korku saldı; kendi evlerini kendi
elleriyle ve iman sahiplerinin elleriyle tahrip ediyorlardı. Artık ibret alın,
ey gözleri olanlar! 59. sure (HAŞR) 2. ayet (Resmi: 59/İniş:95/Alfabetik:35)
Onlar sizinle toplu halde değil ancak müstahkem kaleler
içinde yahut duvarlar arasından savaşabilirler. Onların kendi aralarındaki
problemleri/çıkmazları çetindir/ciddidir. Sen onları birlik/beraberlik halinde
sanıyorsun, oysaki onların kalpleri darmadağınık/parça parçadır. Böyledir;
çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur. 59.
sure (HAŞR) 14. ayet (Resmi: 59/İniş:95/Alfabetik:35)
Hani, Mûsa, toplumuna şöyle demişti:
"Ey toplumum! Benim size gönderilen Allah elçisi olduğumu bilip durduğunuz
halde, beni neden incitiyorsunuz?" Onlar bozulup sapınca Allah da onların
kalplerini eğriltti. Çünkü Allah, sapıklardan oluşmuş bir topluluğu doğruya ve
güzele kılavuzlamaz. 61. sure (SAFF) 5. ayet (Resmi: 61/İniş:108/Alfabetik:89)
(d)
Kuşkulu-ikircikli kalpler
Kalplerinde maraz mı var bunların, yoksa kuşkuya mı
düştüler, yoksa Allah'ın ve resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı
korkuyorlar? Hayır, hayır! Bunlar zalimlerin ta kendileri... 24.
sure (NÛR) 50. ayet (Resmi: 24/İniş:102/Alfabetik:84)
Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi
değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki,
kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin. 33. sure
(AHZÂB) 32. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
İkiyüzlüler, kalplerinde maraz
bulunanlar, şehirde çirkin haberler yayanlar, bu yaptıklarına son vermezlerse,
seni onların üzerine gitmeye elbette teşvik edeceğiz. Bundan sonra onlar, orada
senin yakınında, çok az kalabilirler. 33. sure (AHZÂB) 60. ayet
(Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
(e)
Münafık-riyakâr_ marazlı-hasta kalpler
Kalplerinde bir hastalık vardır da Allah onları hastalık
yönünden daha ileri götürmüştür. Ve onlar için, yalancılık etmiş olmaları
yüzünden acıklı bir azap öngörülmüştür. 2. sure (BAKARA) 10. ayet
(Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
De ki: "Kim Cebrail'e - ki o, Allah'ın izniyle Kur'an'ı
kendinden öncekini doğrulayıcı, insanlara yol gösterici ve müjde olarak senin
kalbine indirmiştir - düşman kesilirse, 2.
sure (BAKARA) 97. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Kalplerinde hastalık olanların, "Başımıza bir felaket
gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların içine daldıklarını görürsün.
Olabilir ki Allah, bir fetih yahut katından bir buyruk getirir de bunu
yapanlar, benliklerinde sakladıkları şeye pişmanlık duyar hale gelirler. 5.
sure (MÂİDE) 52. ayet (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)
Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın
diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı
göğsünde bir sıkıntı olmasın. 7. sure (A'RAF) 2. ayet (Resmi:
7/İniş:39/Alfabetik:9)
İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı:
"Bunları, dinleri aldatmış." Oysa Allah'a güvenip dayanan bilir ki, Allah
Azîz ve Hakîm'dir. 8. sure (ENFÂL) 49. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Ancak Allah'a ve âhiret gününe inanmayanlar, kalpleri
kuşkuyla karışmış olup da işkilleri içinde çalkanıp duranlar, sefere katılmak
için senden izin isterler. 9. sure (TEVBE) 45. ayet (Resmi:
9/İniş:113/Alfabetik:104)
Kurdukları bina, kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerinde
bir kuşku olmaya devam edecektir. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir. 9.
sure (TEVBE) 110. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Yemin olsun ki, Allah, içlerinden bir grubun kalpleri
kaymaya yüz tuttuktan sonra, peygambere ve o güçlük saatinde ona uymuş olan
Muhacirlerle Ensar'a tövbe nasip etmiş, sonra da onların tövbelerini kabul
buyurmuştur. Çünkü onlara karşı Raûf ve Rahîm'dir. 9.
sure (TEVBE) 117. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Kalplerinde maraz olanlara gelince, inen sure onların
pisliğine pislik ekler. Kâfir olarak ölüp gittiler onlar. 9.
sure (TEVBE) 125. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Bu, Allah'ın; şeytanın attığını, kalplerinde hastalık
olanlara, gönülleri katılaşanlara bir fitne yapması içindir. Zalimler, geri
dönülmez bir ayrılık ve kopuş içindedirler. 22. sure (HAC) 53. ayet
(Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
Münafıklarla, kalplerinde maraz olanlar şöyle diyorlardı:
"Allah ve resulü bize, bir aldanışdan başka bir şey vaat etmemiş." 33.
sure (AHZÂB) 12. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
İkiyüzlüler, kalplerinde maraz bulunanlar, şehirde çirkin
haberler yayanlar, bu yaptıklarına son vermezlerse, seni onların üzerine
gitmeye elbette teşvik edeceğiz. Bundan sonra onlar, orada senin yakınında, çok
az kalabilirler. 33. sure (AHZÂB) 60. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
İman edenler derler ki: "Bir sure indirilseydi olmaz
mıydı?" Fakat hükmü kesinleşmiş bir sure indirilip de içinde savaş da
anılınca, kalplerinde maraz olanların, ölüm baygınlığına tutulmuş bir bakışla
sana baktıklarını görürsün. Onlara uygun olan da odur. 47.
sure (MUHAMMED) 20. ayet (Resmi: 47/İniş:99/Alfabetik:64)
Yoksa o kalplerinde maraz olanlar, Allah kendilerinin
şiddetli kinlerini hiçbir zaman ortaya çıkarmayacak mı sandılar? 47.
sure (MUHAMMED) 29. ayet (Resmi: 47/İniş:99/Alfabetik:64)
Biz, cehennem yârânını hep melekler yaptık. Ve biz, onların
sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki,
kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların
imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya
düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da;
"Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. İşte böyle.
Allah, dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele
kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, insan için bir öğüt verici
ve düşündürücüden başka şey değildir. 74. sure (MÜDDESSİR) 31.
ayet (Resmi: 74/İniş:4/Alfabetik:67)
(f)
Allah kişi ile kalbinin arasına sokulur, girer
Ey iman sahipleri! Sizi, size hayat verecek şeye
çağırdığında, Allah'a da resule de "Buyur deyin!" Şunu da bilin ki,
Allah kişi ile kalbinin arasına sokulur ve bilin ki en son O'nun huzurunda
haşredileceksiniz. 8. sure (ENFÂL) 24. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
(g)
Sınanan kalpler
Sonra bu kederin ardından üzerinize, içinizden bir grubu
sarıp kuşatan, güven verici bir uyku indirdi. Bir grup da -gerçekten onlar
kendi canlarının derdine düşmüştü- Allah hakkında gerçek dışı sanılara,
cahiliye düşüncelerine kapılıyordu. "Şu işten bize bir şey var mı?"
diyorlardı. De ki: "Emir/iş ve oluş tümüyle Allah'ındır." Öz
benliklerinde, sana açıklamaz oldukları şeyler saklıyorlar. Diyorlar ki:
"Bu işten bizim lehimize bir şey olsaydı, şuracıkta öldürülmezdik."
Söyle onlara: "Evlerinizde kalsaydınız bile, üzerlerine ölüm yazılmış
olanlar, uzanacakları yerleri muhakkak boylayacaklardı." Bu, Allah,
göğüslerinizdekini denesin, kalplerinizdekini ortaya çıkarsın diyedir. Allah,
göğüslerin özünü çok iyi bilir. 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 154. ayet (Resmi:
3/İniş:94/Alfabetik:7)
Ve ikiyüzlülük yapan münafıkları bilsin diye. Onlara,
"Hadi gelin, Allah yolunda çarpışın yahut savunma yapın!" dendiğinde:
"Savaştan haberimiz olsaydı sizi elbette izlerdik." dediler. O gün
onlar, imandan çok küfre yakın idiler. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla
söylüyorlar. Allah, onların gizlemekte oldukları şeyi çok iyi bilmektedir. 3.
sure (ÂLİ IMRÂN) 167. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Onlardan dilediğini geriye bırakırsın, dilediğini yanına
alırsın. Bir süre için uzaklaştığın hanımlarından dilediğini yanına almanda bir
sakınca yoktur. Onların gözlerinin aydınlanmasında, tasalanmalarında ve kendilerine
verdiğinle hepsinin hoşnut olmasında bu daha uygun bir yoldur. Allah sizin
kalplerinizde olanı bilir. Allah Alîm'dir, Halîm'dir. 33.
sure (AHZÂB) 51. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
Yemin olsun, Allah müminlerden, o ağacın altında sana bey'at
ettikleri sırada hoşnut olmuştur. Onların gönüllerindekini bilmiş, üzerlerine
huzur ve sükûn indirmiş ve kendilerine yakın bir fetih nasip etmiştir. 48.
sure (FETİH) 18. ayet (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)
(h)
Allah’ın
kılavuzladığı kalpler
Ey Rabbimiz! Bizi doğruya ve güzele yönelttikten sonra
kalplerimizi bozup eğriltme ve bize katından bir rahmet bağışla. Sen, yalnız
sen Vahhâb'sın, bol bol bağışta bulunansın. 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 8. ayet
(Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Allah, iyiye ve güzele götürmek istediğinin göğsünü İslam'a
açar. Saptırmak dilediğinin de göğsünü öylesine daraltıp tıkar ki, o, göğe
yükseliyormuş gibi olur. Allah, iman etmeyenler üzerine pisliği işte böyle
atıverir. 6. sure (EN'ÂM) 125. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir musibet gelip çatmaz. Kim
Allah'a inanırsa Allah O'nun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar. Ve Allah her
şeyi en iyi biçimde bilmektedir. 64. sure (TEĞÂBÜN) 11. ayet
(Resmi: 64/İniş:107/Alfabetik:101)
(i)
Katılaşmış-kaskatı kalpler
Sonra bunun ardından kalpleriniz yine kaskatı kesildi. Taş
gibidir o. Belki daha da katıdır. Taşların bazıları var ki, ondan ırmaklar
fışkırır. Bazıları var ki, çatır çatır yarılır da içinden su çıkar. Öylesi var
ki, Allah korkusundan aşağılara düşer. Allah, yapıp durduklarınızdan gafil
değildir. 2. sure (BAKARA) 74. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Sonunda, verdikleri mîsakı bozdukları
için onları lanetledik de kalplerini kaskatı yaptık. Kelimeleri yerlerinden
kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular.
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün. Bununla birlikte
onları affet, ellerini tut. Çünkü Allah güzellik sergileyenleri sever. 5.
sure (MÂİDE) 13. ayet (Resmi: 5/ İniş:110/ Alfabetik:60)
Zorluğumuz kendilerine gelip çattığında
bir sığınabilselerdi! Ne yazık ki kalpleri katılaştı; şeytan, yapmakta
olduklarını onlara süslü-püslü gösterdi. 6. sure (EN'ÂM) 43. ayet
(Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Mûsa şöyle dedi: "Rabbimiz! Sen, Firavun ve
kodamanlarına şu geçici hayatta debdebe verdin, mallar verdin. Rabbimiz! Senin
yolundan saptırsınlar diye mi? Rabbimiz! Onların mallarını sil süpür,
kalplerini şiddetle sık ki, acıklı azabı görünceye kadar inanmasınlar." 10.
sure (YÛNUS) 88. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
Allah'ın, göğsünü İslam'a açtığı kimse, Rabbinden bir ışık
üzerinde olmaz mı? Allah'ın Zikri'ne/Kur'an'a karşı kalpleri katılaşmış
olanlara yazıklar olsun! İşte onlardır, açık sapıklık içindekiler. 39.
sure (ZÜMER) 22. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)
İnananlar için hâlâ vakti gelmedi mi ki,
kalpleri Allah'ın zikri/Kur'an'ı ve Hak'tan inen için ürpersin de daha önce
kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri
kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır. 57. sure (HADÎD) 16. ayet (Resmi: 57/İniş:112/Alfabetik:33)
(j)
Kaynaştırılan-uzlaştırılan-sakinleştirilen
kalpler
Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp
parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı
idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde
kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan
kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol
bulasınız. 3.
sure (ÂLİ IMRÂN) 103. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Onların kalplerini kaynaştıran da O'dur. Sen, yeryüzündeki
herşeyi bağışlasaydın, onların kalplerini yine de kaynaştıramazdın; ama Allah
onları birbirine ısıtıp yaklaştırmıştır. O'dur Azîz ve Hakîm. 8.
sure (ENFÂL) 63. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Hani, onlar, üst yanınızdan, alt
tarafınızdan size saldırmıştı da gözler kaymış, yürekler gırtlaklara ulaşmıştı.
Allah hakkında türlü zanlarda bulunuyordunuz. 33. sure (AHZÂB) 10.
ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
İnkâr edenler, kalplerine öfkeli taassubu, o cahiliye
taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise huzur ve mutluluğunu resulünün,
inananların üstüne indirmişti. Onları, takva kelimesine bağlı tutmuştu. Zaten
onlar buna layık ve ehil idiler. Allah her şeyi çok iyi bilmektedir. 48.
sure (FETİH) 26. ayet (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)
(k)
Denenen temiz veya hastalıklı kalpler
Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe
Peygamber'in evlerine girmeyin. Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda
girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın.
Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder. Fakat o size bir şey
söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. Peygamber'in
eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu, hem
sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir yoldur. Allah'ın
resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikâhlanmanız,
size helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir. 33.
sure (AHZÂB) 53. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
Biz, cehennem yârânını hep melekler yaptık. Ve biz, onların
sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki,
kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların
imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya
düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da; "Allah
bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. İşte böyle. Allah,
dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele
kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, insan için bir öğüt verici
ve düşündürücüden başka şey değildir. 74. sure (MÜDDESSİR) 31.
ayet (Resmi: 74/İniş:4/Alfabetik:67)
(l)
Kalplerin
güçlendirilmeleri için
Dediler: "İstiyoruz ki ondan yiyelim, gönüllerimiz
tatmin bulsun, senin bize doğruyu söylediğini bilelim ve buna tanıklık
edenlerden olalım!" 5. sure (MÂİDE) 113. ayet (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)
O zaman sizi, Allah'tan bir güven olmak üzere hafif bir uyku
bürüyordu; sizi onunla temizlemek, şeytanın pisliğini sizden gidermek,
kalplerinizi birbirine bağlamak, ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten
bir su indiriyordu. 8. sure (ENFÂL) 11. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Biz, cehennem yârânını hep melekler yaptık. Ve biz, onların
sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki,
kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların
imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya
düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da;
"Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. İşte böyle.
Allah, dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele
kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, insan için bir öğüt verici
ve düşündürücüden başka şey değildir. 74. sure (MÜDDESSİR) 31. ayet
(Resmi: 74/İniş:4/Alfabetik:67)
(m)
Mühürlü kalpler
İşte o kentler / medeniyetler! Haberlerinden bir kısmını
anlatıyoruz sana. Andolsun, resulleri onlara açık-seçik deliller getirmişti.
Ama daha önce yalanlamış oldukları için inanmadılar. Küfre sapanların
kalplerini Allah işte böyle mühürler. 7. sure (A'RAF) 101. ayet
(Resmi: 7/İniş:39/ Alfabetik:9)
Ancak şu kimseler aleyhine yol vardır: Zengin oldukları
halde senden izin isterler. Arkada kalan kadınlarla beraber oturmaya razı
olmuştur bunlar. Ve Allah, kalplerine mühür basmıştır, artık bilemezler. 9.
sure (TEVBE) 93. ayet (Resmi: 9/İniş:113/ Alfabetik:104)
Nûh'un ardından birçok resulleri daha
toplumlarına gönderdik. Onlara açık seçik kanıtlar getirdiler. Ama onlar daha
önceden yalanladıkları şeye bir türlü inanmadılar. Azgınlığa sapanların
kalplerini biz, işte böyle mühürleriz. 10. sure (YÛNUS) 74. ayet
(Resmi: 10/İniş:51/
Bunlar, Allah'ın; kalpleri, kulakları ve gözleri üstüne
mühür bastığı insanlardır. Gaflete saplananlar da bunların ta kendileridir. 16.
sure (NAHL) 108. ayet (Resmi: 16/İniş:70/Alfabetik:75)
İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine
Allah işte böyle mühür basıyor. 30. sure (RÛM) 59. ayet (Resmi:
30/İniş:84/Alfabetik:87)
Kendilerine gelmiş bir kanıt olmaksızın Allah'ın ayetleri
hakkında mücadele edenlerin durumu, hem Allah katında hem de inananların
katında büyük bir öfke konusu olmuştur. Allah, tüm zorba, kibirli kalpler
üzerine işte böyle mühür basıyor. 40. sure (MÜ'MİN) 35. ayet
(Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından
çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara şöyle sorarlar: "Az önce
ne söyledi?" İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir,
boş arzularının ardına düşmüşlerdir. 47. sure (MUHAMMED) 16. ayet
(Resmi: 47/İniş:99/ Alfabetik:64)
(n)
Kılıflı, paslı,
anlamaz kalpler
Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın
ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve
"kalplerimiz kılıflıdır" demeleri yüzündendir. Doğrusu, Allah
küfürleri yüzünden kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman
etmezler. 4.
sure (NİSA) 155. ayet (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)
İçlerinden sana kulak verenler vardır; ama biz onu gereğince
anlamamaları için kalplerine kılıflar geçirmiş, kulaklarına bir ağırlık
koymuşuzdur. Tüm mucizeleri görseler de onlara inanmazlar. Nihayet sana gelip
seninle çekişerek söyle derler küfre sapanlar: "Bu, eskilerin
masallarından başka bir şey değildir." 6. sure (EN'ÂM) 25. ayet
(Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Geride kalan kadınlarla beraber olmayı yeğlediler. Kalpleri
üzerine mühür basılmıştır. Artık anlayıp kavrayamazlar. 9.
sure (TEVBE) 87. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldığı halde, onlardan
yüz çeviren ve iki elinin hazırlayıp önden gönderdiği şeyleri unutandan daha
zalim kim olabilir? Şu bir gerçek ki, biz onların kalpleri üzerine onu
anlamamaları için kabuklar geçirdik, kulakları içine de ağırlıklar koyduk.
Onları hidayete çağırsan da bu durumda hidayete asla ulaşamazlar. 18.
sure (KEHF) 57. ayet (Resmi: 18/İniş:69/Alfabetik:54)
Kendilerine gelmiş bir kanıt olmaksızın Allah'ın ayetleri
hakkında mücadele edenlerin durumu, hem Allah katında hem de inananların
katında büyük bir öfke konusu olmuştur. Allah, tüm zorba, kibirli kalpler
üzerine işte böyle mühür basıyor. 40. sure (MÜ'MİN) 35. ayet
(Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları,
kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur. 83. sure (MUTAFFİFÎN) 14.
ayet (Resmi: 83/İniş:86/Alfabetik:65)
(o)
Ahirete inanmayan,
müşrik kalpler
Allah yalnız başına anıldığında, ahirete inanmayanların
kalpleri nefretle ürperir; O'nun dışındakiler anıldığında ise hemen müjdelenmiş
gibi sevinirler. 39. sure (ZÜMER) 45. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)
(p)
Zikreden, şükreden
kalpler
Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili
manalar ifade eden bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan
derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın
Zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla
dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona
kılavuzluk edecek yoktur. 39. sure (ZÜMER) 23. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)
İnananlar için hâlâ vakti gelmedi mi ki,
kalpleri Allah'ın zikri/Kur'an'ı ve Hak'tan inen için ürpersin de daha önce
kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri
kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır. 57.
sure (HADÎD) 16. ayet (Resmi: 57/İniş:112/Alfabetik:33)
(q)
Tatmin edilen,
yatıştırılan, huzur verilen/mutmain edilen kalpler
Hani İbrahim de şöyle yakarmıştı: "Rabb'im, göster
bana, nasıl diriltiyorsun ölüleri?" "İnanmadın mı?" diye sordu.
"İnandım, dedi, ancak kalbimin tatmin olması için..." Allah dedi ki:
"Kuşlardan dört tane al, onları kendine ısındır, alıştır. Sonra her dağın
üstüne onlardan bir parça koy. Sonra da onları çağır. Koşarak sana
geleceklerdir. Bil ki Allah Azîz'dir, Hakîm'dir. 2.
sure (BAKARA) 260. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Allah bunu size bir müjde olması ve
onunla kalplerinizi yatıştırması dışında hiçbir şey yapmamıştır. Yardım, Azîz
ve Hakîm olan Allah katından başka hiçbir yerden gelmez. 3.
sure (ÂLİ IMRÂN) 126. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve o
sayede kalpleriniz huzur ve rahatlık bulsun diye yaptı. Yardım yalnız ve yalnız
Allah katındandır. Hiç şüphesiz Allah Azîz'dir, Hakîm'dir. 8.
sure (ENFÂL) 10. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Mûsa'nın annesinin kalbi ise bomboş bir
halde sabahladı. Eğer inananlardan olması için kalbine bir bağ vermeseydik, onu
açığa vuracak bir durumdaydı. 28. sure (KASAS) 10. ayet (Resmi:
28/İniş:49/Alfabetik:53)
Resullerin haberlerinden, kendisiyle kalbini destekleyip
sağlamlaştıracağımız her şeyi sana anlatıyoruz. Bunun içinde sana hak
gelmiştir. Bunda, inananlar için bir öğüt ve hatırlatma da vardır. 11.
sure (HÛD) 120. ayet (Resmi: 11/İniş:52/Alfabetik:38)
Kalpleriyle aramızda bir bağ kurduk / kalplerini
dayanıklı kıldık. Kalkıp şöyle dediler: "Rabbimiz, göklerin ve yerin
rabbidir. O'ndan başka hiçbir ilaha yakarmayız. Aksini yaparsak saçma söz
söylemiş oluruz." 18. sure (KEHF) 14. ayet (Resmi: 18/İniş:69/Alfabetik:54)
O odur ki, müminlerin gönüllerine,
imanları beraberinde iman geliştirsinler diye, mutluluk ve huzur indirdi.
Yalnız Allah'ındır göklerin ve yerin orduları. Alîm'dir Allah, Hakîm'dir. 48.
sure (FETİH) 4. ayet (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)
(s)
Bir insanda iki
kalp olmaz
Allah, bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır.
Zıhar yaptığınız eşlerinizi sizin anneniz yapmamıştır, evlatlıklarınızı da
sizin oğullarınız kılmamıştır. Bu konularda söylediğiniz sözler, ağızlarınızın
bir lakırdısıdır. Allah, hakkı söyler ve O, gerçek yola kılavuzlar. 33.
sure (AHZÂB) 4. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
RESUL KUR'AN'IN KUR'AN MESAJLARI - M. Kemal Adal
Selam...
T.C. / M. Kemal Adal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder