GERÇEK
a) Gerçek, Yazılmış Kaderdir, Gözcüler
ve İnsanın Kendi Buna Şahittir
Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir Kitap'ta belirlenmiş olmasın. Bu, Allah için çok kolaydır. 57. sure (HADÎD) 22. ayet (Resmi: 57/İniş:112/Alfabetik:33)
İnsan üzerinden, henüz anılan bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi zamandan? 76. sure (İNSÂN) 1. ayet (Resmi: 76/İniş:90/Alfabetik:43)
Ve şu kuşkusuz ki, sizin üzerinizde koruyucular, bekçiler var. 82. sure (İNFİTÂR) 10. ayet (Resmi: 82/İniş:82/Alfabetik:42)
Ve kendisi de buna iyiden iyiye tanıktır. 100. sure (ÂDİYÂT) 7. ayet (Resmi: 100/İniş:14/ Alfabetik:2)
b) Gerçeği Gizlemek
Hakkı batılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz. 2. sure (BAKARA) 42. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Yoksa siz, "İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları Yahudi yahut Hıristiyanlardı" mı diyorsunuz? Söyle onlara: "Siz mi daha bilgilisiniz yoksa Allah mı?" Allah'tan kendine ulaşmış bir tanıklığı gizleyenden daha zalim kim vardır! Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir. 2. sure (BAKARA) 140. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Kendilerine
kitap verdiklerimiz, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Bununla
birlikte, içlerinden bir zümre, bilip durdukları halde gerçeği gizliyorlar. 2.
sure (BAKARA) 146. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
İndirdiğimiz açık-seçik delillerle,
kılavuz mesajı; biz onu Kitap'ta insanlara ayan-beyan gösterdikten sonra
gizleyenlere, işte onlara, hem Allah lanet eder hem de diğer lanet okuyanlar
lanet eder. 2. sure (BAKARA) 159. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeyi gizleyip onu basit bir ücret karşılığı satanlar, karınlarında ateşten başka bir şey yemiş olmazlar, Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacaktır, onları arındırmayacaktır da... Onlar için korkunç bir azap vardır. 2. sure (BAKARA) 174. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Ey Ehlikitap! Neden hakkı batılla kirletiyorsunuz ve bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz? 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 71. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Size geldiklerinde "İnandık!" derler. Gerçekte ise küfürle girmiş, yine onunla çıkmışlardır. Neler saklıyor olduklarını Allah daha iyi bilir. 5. sure (MÂİDE) 61. ayet (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)
Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü, "Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. De ki "Mûsa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Siz o Kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "Allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar. 6. sure (EN'ÂM) 91. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik: 20)
c) Gerçek Elçiler Tarafından Tasdikleşmiştir
İşte bunlar Allah'ın ayetleri. Onları sana hak olarak okuyoruz. Yemin olsun ki sen, gönderilen elçilerdensin. 2. sure (BAKARA) 252. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Yoksa, "onda bir cinnet mi var" diyorlar! Hayır, o kendilerine hakkı getirdi ama onların çoğu haktan tiksiniyor. 23. sure (MÜ'MİNÛN) 70. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)
Hayır, öyle değil! O, hakkı getirmişti. Diğer peygamberleri de tasdik etmişti. 37. sure (SÂFFÂT) 37. ayet (Resmi: 37/İniş:56/Alfabetik:90)
d) Gerçek Hakkında Tartışmak
Bu böyledir. Çünkü Allah, Kitap'ı hak olarak indirmiştir. Kitap'ta çekişmeye girenler, şıkak'a düşmüşlerdir/bütünden uzaklaştırıcı bir kopuşun tam içindedirler, 2. sure (BAKARA) 176. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Eğer Rabbin dileseydi insanları elbette
bir tek ümmet yapardı. Ama birbiriyle tartışmaya devam edeceklerdir. 11.
sure (HÛD) 118. ayet (Resmi: 11/İniş:52/Alfabetik:38)
Ki siz gerçekten tartışmalarla dolu bir
söz içindesiniz. 51. sure (ZÂRİYÂT) 8. ayet (Resmi: 51/İniş:67/Alfabetik:111)
e) Gerçeği Takip Et
"Allah hakkında gerçek dışında birşey söylememek benim üzerimde bir varoluş borcudur. Ben size Rabbinizden bir beyyine getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder." 7. sure (A'RAF) 105. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
Musa kavminden bir topluluk vardır ki,
hakka kılavuzluk/hak ile kılavuzluk eder ve yalnız hakka dayanarak adaleti
gözetir. 7. sure (A'RAF) 159. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
Bizim yarattıklarımızdan bir ümmet var
ki, hakka rehberlik eder ve onunla adalet sunarlar. 7. sure (A'RAF) 181. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
Şayet sen, sana indirdiğimizden
kuşkulanmakta isen, senden önce Kitap'ı okuyanlara sor. Yemin olsun, hak sana
Rabbinden gelmiştir. O halde, sakın kuşkulananlardan olma! 10.
sure (YÛNUS) 94. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
Kendilerine ilim verilenler onun, senin
Rabbinden bir hak olduğunu bilsinler, ona inansınlar da kalpleri ona saygı
duysun diye böyle yapılmıştır. Şu bir gerçek ki Allah Hâdî'dir, iman edenleri
dosdoğru yola mutlaka ulaştıracaktır. 22. sure (HAC) 54. ayet (Resmi:
22/İniş:88/Alfabetik:32)
Gün olur, inkâr edenler ateşe arz
edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi / nimetlerinizi, o iğreti dünya
hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı
azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük
tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz." 46. sure (AHKAF) 20. ayet
(Resmi: 46/İniş:66/Alfabetik:3)
Bu böyledir; çünkü küfre batanlar boş ve
tutarsıza uymuşlardır. İman edenler ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte
Allah, insanlara kendi durumlarını bu şekilde örnekleyerek anlatır. 47.
sure (MUHAMMED) 3. ayet (Resmi: 47/İniş:99/Alfabetik:64)
O, resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi
ki, o dini tüm dinlere üstün kılsın. Tanık olarak Allah yeter. 48.
sure (FETİH) 28. ayet (Resmi: 48/İniş:109/Alfabetik:27)
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler
yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler
müstesnadır. 103. sure (ASR) 3. ayet (Resmi: 103/İniş:13/Alfabetik:10)
f) Gerçek Allah’tır
O gün Allah, onlara hak ettikleri cezayı tam verecek ve Allah'ın apaçık Hak olduğunu bilecekler. 24. sure (NÛR) 25. ayet (Resmi: 24/İniş:102/Alfabetik:84)
Buyurdu: "İşte bu doğru! Ben de
yalnız doğruyu söylerim." 38. sure (SÂD) 84. ayet (Resmi:
38/İniş:38/Alfabetik:88)
g) Gerçek, Allah’ın (Allah’tan gelir)
Şu bir gerçek ki Allah, bir sivrisineği hatta onun da üstündeki bir varlığı örnek göstermekten sıkılmaz. Böyle bir durumda, inananlar bilirler ki o, Rablerinden bir gerçektir. Küfre sapmışlar ise şöyle derler: "Allah, bunu örnek vermekle ne demek istedi?" Allah onunla birçoğunu saptırır, birçoğunu da onunla doğruya ve güzele kılavuzlar. Allah onunla fâsıklardan başkasını saptırmaz. 2. sure (BAKARA) 26. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Ehlikitap'tan birçoğu, benliklerindeki kıskançlık yüzünden sizi, imanınızdan sonra kâfirler haline bir döndürebilseler diye yürekten istedi. Hem de gerçek kendilerine ayan-beyan olduktan sonra... Allah, buyruğunu getirinceye değin affedin, hoşgörün. Allah, her şeye gücü yetendir. 2. sure (BAKARA) 109. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
İnan olsun ki, biz seni hak üzere bir
müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen, cehennem ehlinden sorgu suale
çekilmeyeceksin/cehennem yâranından sen sorumlu değilsin. 2.
sure (BAKARA) 119. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Gerçek, Rabb'inden gelir. O halde sakın kuşkuya düşenlerden olma. 2. sure (BAKARA) 147. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i
Haram'a döndür. Bu, elbette Rabb'inden gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan
habersiz değildir. 2. sure (BAKARA) 149. ayet (Resmi: 2/İniş:92/ Alfabetik:11)
İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah,
peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi. Onlarla beraber,
anlaşmazlığa düştükleri konularda, insanlar arasında hükmetsinler diye gerçeği
taşıyan Kitap'ı hak olarak indirdi. O Kitap'ta anlaşmazlığa düşenler, o
Kitap'ın bizzat muhataplarından başkası değildi. Bunlar, kendilerine açık
kanıtlar geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık ve azgınlık yüzünden,
çekişmeye girdiler. Sonra Allah kendi izniyle, inananları, üzerinde tartışmaya
girdikleri gerçeğe tekrar ulaştırdı, Allah, dilediği kişiyi / dileyeni doğru
yola iletir. 2. sure (BAKARA) 213. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Allah katında din İslam'dır/barış ve
esenlik için Allah'a teslim olmaktır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim
geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık / doymazlık / azgınlık / denge noktasından
sapma /yalancılık / zulüm / kibir / zinakârlık yüzünden ihtilafa düştü. Kim Allah'ın
ayetlerine nankörlük ederse, Allah, hesabı çabucak görecektir. 3.
sure (ÂLİ IMRÂN) 19. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Hak, Rabbindendir. O halde, kuşku
duyanlardan olma. 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 60. ayet (Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
De ki: "Allah, doğrusunu
söylemiştir/vaadinde sadıktır. Hadi artık hanîf olarak İbrahim'in milletine
uyun! Müşriklerden değildi o." 3. sure (ÂLİ IMRÂN) 95. ayet
(Resmi: 3/İniş:94/Alfabetik:7)
Ey insanlar! Resul size Rabbinizden hakkı
getirdi; artık inanın ona ki hayrınıza olsun. Nankörlük ederseniz göklerdekiler
de yerdekiler de Allah'ındır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.Ey Ehlikitap! Dininizde
aşırılığa gidip doymazlık etmeyin! Allah hakkında gerçek dışı bir şey
söylemeyin! Meryem oğlu İsa Mesih, Allah'ın resulü ve kelimesidir. Onu,
kendisinden bir ruhla beraber Meryem'e atmıştır. Artık Allah'a ve resullerine
inanın. "Üçtür!" demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah
Vâhid'dir, tek ve biricik ilahtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır
O. Yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter. 4.
sure (NİSA) 170-171. ayet (Resmi: 4/İniş:98/Alfabetik:82)
Sana da Kitap'ı hak olarak indirdik.
Kitap'tan onun yanında bulunanı tasdikleyici ve onu denetleyip güvenilirliğini
sağlayıcı olarak... O halde onlar arasında Allah'ın indirdiğiyle hükmet,
Hak'tan sana gelenden uzaklaşıp onların keyiflerine uyma. Sizden her biri için
bir yol/şerîat ve bir yöntem belirledik. Allah dileseydi sizi elbette bir tek
ümmet yapardı. Ama size vermiş olduklarıyla sizi imtihana çeksin diye öyle
yapmamıştır. O halde hayırlarda yarışın. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size,
tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir. 5.
sure (MÂİDE) 48. ayet (Resmi: 5/İniş:110/Alfabetik:60)
Rableri huzurunda durdurulduklarını bir
görsen! Sordu: "Gerçek değil miymiş bu?" Dediler: "Rabbimize
yemin olsun ki, gerçekmiş." Dedi: "O halde, küfre sapmış olmanızdan
dolayı tadın azabı." 6. sure (EN'ÂM) 30. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
De ki: "Ben Rabbimden gelen bir
beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim
yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı o anlatır. Ayırt edip
çözüm getirenlerin en hayırlısı O'dur." 6. sure (EN'ÂM) 57.
ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik: 20)
O, hak olduğu halde senin toplumun onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil değilim." 6. sure (EN'ÂM) 66. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Gökleri ve yeri hak olarak yaratan da
O'dur. "Ol!" dediği gün, hemen oluverir. Sözü haktır O'nun. Sûra
üfleneceği gün de mülk ve yönetim O'nundur. Âlim'dir, görünmeyeni de görüneni
de bilen O'dur. O'dur Hakîm, O'dur Habîr. 6. sure (EN'ÂM) 73. ayet (Resmi:
6/İniş:55/Alfabetik:20)
Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet
bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur.
En iyi işiten, en iyi bilendir O. 6. sure (EN'ÂM) 115. ayet
(Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Göğüslerinde düşmanlıktan ne varsa söküp atmışızdır. Irmaklar akar altlarından. Şöyle derler: "Hamdolsun bizi buraya ulaştıran Allah'a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya ulaşamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler." Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet." 7. sure (A'RAF) 43. ayet (Resmi: 7/İniş:39/ Alfabetik:9)
Arkalarından, yerlerini alan halefler geldi. Bunlar, Kitap'a varis olmuşlardı. Şu basit dünyanın geçici menfaatini esas alıyorlar ve şöyle diyorlardı: "Biz zaten bağışlanacağız!" Kendilerine, bir menfaat daha gelse onu da alıyorlardı. Bunlardan, Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylememelerine ilişkin Kitap misakı alınmamış mıydı? O Kitap'ın içindekileri okuyup incelemediler mi? Ahiret yurdu, takvaya sarılanlar için daha hayırlıdır. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz? 7. sure (A'RAF) 169. ayet (Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
O sırada Allah, iki gruptan birinin kesinlikle sizin olacağını vaat ediyordu. Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz. Allah ise hakkı kendi kelimeleriyle tam bir biçimde ortaya koymayı ve küfre batmışların ardını, arkasını kesmeyi istiyordu. 8. sure (ENFÂL) 7. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve âhiret gününe inanmayan, Allah'ın ve resulünün yasakladığını haram saymayan ve hak dini din edinmeyenlerle, boyun eğerek kendi elleriyle cizye verecekleri zamana kadar savaşın. 9. sure (TEVBE) 29. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Şunu da söyle: "Ortak tuttuklarınızdan kim var hakka götüren?" De ki: "Allah götürür hakka. Hakka götürebilen mi izlenmeye daha layıktır yoksa kılavuzlanmadıkça yolu bulamayan mı? Peki, ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz siz?" 10. sure (YÛNUS) 35. ayet (Resmi: 10/İniş:51/ Alfabetik:109)
Soruyorlar sana: "Doğru mu bu?"
De ki: "Evet! Rabbime yemin ederim, o doğrunun ta kendisidir! Ve siz ondan
yakayı kurtaramayacaksınız." 10. sure (YÛNUS) 53. ayet
(Resmi: 10/ İniş:51/Alfabetik:109)
Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa
Allah'ındır! Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır! Ama onların çokları
bilmiyorlar. 10. sure (YÛNUS) 55. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
"Ve suçlular hoş görmese de Allah,
hakkı, kelimeleriyle ortaya çıkarıp kanıtlayacaktır." 10. sure (YÛNUS) 82. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek
ki hak size Rabbinizden gelmiştir. Artık doğruya yönelen kendi benliği için
yönelir; sapan da kendi benliği aleyhine sapar. Ben sizin üzerinize vekil
değilim." 10. sure (YÛNUS) 108. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
Böyleleri şu kimse gibi olur mu:
Rabbinden bir beyyine üzerinedir, O'ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan
önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar.
Hiziplerden onu inkâr edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o
Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar. 11.
sure (HÛD) 17. ayet (Resmi: 11/ İniş:52/Alfabetik:38)
Resullerin haberlerinden, kendisiyle
kalbini destekleyip sağlamlaştıracağımız her şeyi sana anlatıyoruz. Bunun
içinde sana hak gelmiştir. Bunda, inananlar için bir öğüt ve hatırlatma da
vardır. 11. sure (HÛD) 120. ayet (Resmi: 11/İniş:52/Alfabetik:38)
Böylece insanları onlar hakkında
bilgilendirdik ki, Allah'ın vaadinin hak, kıyamet saatinin de kuşkusuz olduğunu
bilsinler. Çünkü onlar, aralarında mağara yaranının durumunu tartışıyorlardı.
"Onların üstüne bir bina kurun." dediler. Rableri onları daha iyi
bilir. Onlar hakkında görüşleri galip gelenlerse şöyle dediler:
"Üzerlerine mutlaka bir mescit edineceğiz." 18.
sure (KEHF) 21. ayet (Resmi: 18/İniş:69/Alfabetik:54)
Dedi: "Bu, Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin vaadi gelince onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi haktır." 18. sure (KEHF) 98. ayet (Resmi: 18/İniş:69/Alfabetik:54)
Bu böyledir, çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O, ölüleri diriltiyor ve O, herşey üzerinde kudretiyle egemendir. 22. sure (HAC) 6. ayet (Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
Evet böyledir! Çünkü Allah Hakk'ın ta
kendisidir. O'nun berisinden yalvarıp çağırdıkları ise bâtılın ta kendisidir.
Hiç kuşkusuz, Allah Aliyy'dir, Kebîr'dir. 22. sure (HAC) 62. ayet
(Resmi: 22/ İniş:88/Alfabetik:32)
Allah'a dayanıp güven, çünkü sen apaçık gerçeğin üzerindesin. 27. sure (NEML) 79. ayet (Resmi: 27/İniş:48/Alfabetik:81)
Her ümmetten bir tanık çıkarmış da şöyle
demişizdir: "Getirin susturucu kanıtınızı!" Bunun üzerine onlar
hakkın Allah'a ait olduğunu bilmişlerdir. O iftira aracı yaptıkları şeyler de
onları yüzüstü koyup kaybolmuşlardır. 28. sure (KASAS) 75. ayet
(Resmi: 28/İniş:49/Alfabetik:53)
Bu böyledir; çünkü Allah, Hakk'ın ta
kendisidir. O'nun berisinde yalvarıp yakardıkları ise bâtıldır. Ve Allah
Aliyy'dir, yüceliğine sınır yoktur; Kebîr'dir, büyüklüğüne sınır yoktur. 31. sure (LOKMAN) 30. ayet (Resmi: 31/İniş:57/Alfabetik:59)
Allah, bir adamın göğüs boşluğunda iki kalp yaratmamıştır. Zıhar yaptığınız eşlerinizi sizin anneniz yapmamıştır, evlatlıklarınızı da sizin oğullarınız kılmamıştır. Bu konularda söylediğiniz sözler, ağızlarınızın bir lakırdısıdır. Allah, hakkı söyler ve O, gerçek yola kılavuzlar. 33. sure (AHZÂB) 4. ayet (Resmi: 33/İniş:97/Alfabetik:4)
Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin, hakkın ta kendisi olduğunu, Hamîd ve Azîz olan Allah'ın yoluna kılavuzladığını görürler. 34. sure (SEBE') 6. ayet (Resmi: 34/İniş:58/ Alfabetik:91)
Ey insanlar, Allah'ın vaadi haktır! O
halde iğreti dünya hayatı sizi sakın aldatmasın! O yaman aldatıcı, o çok
gururlu, sizi sakın Allah ile aldatmasın. 35. sure (FATIR) 5. ayet
(Resmi: 35/İniş:43/ Alfabetik:24)
Öyleyse sabret! Kuşkun olmasın ki,
Allah'ın vaadi haktır. Günahın için af dile. Akşam ve sabah, Rabbini överek
tespih et! 40. sure (MÜ'MİN) 55. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
Sen sabret! Çünkü Allah'ın vaadi haktır.
Onları tehdit ettiğimiz şeyin bir kısmını belki sana gösteririz, belki de seni
vefat ettiririz. Sonunda onlar bize döndürülecekler. 40.
sure (MÜ'MİN) 77. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
Yoksa, "yalan düzüp Allah'a iftira etti" mi diyorlar? Allah dilerse senin kalbini mühürler; bâtılı mahveder ve hakkı kendi sözleriyle gerçekleştirir. Kuşkusuz O, göğüslerin özündekini çok iyi bilir. 42. sure (ŞÛRÂ) 24. ayet (Resmi: 42/İniş:62/Alfabetik:95)
Hani, size, "Hiç kuşkusuz, Allah'ın
vaadi haktır, kıyamet saatinde de şüphe yoktur" dendiğinde, siz şöyle
demiştiniz: "Saat nedir, bilmiyoruz. Sadece bir şeyler var sanıyoruz;
kesin bir bilgimiz olmadığı için inanmıyoruz." 45.
sure (CÂSİYE) 32. ayet (Resmi: 45/İniş:65/ Alfabetik:15)
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar ve Muhammed'e indirilene -ki o onların Rablerinden bir haktır- inanmış olanlara gelince, Allah onların çirkin davranışlarını örtmüş ve gönüllerini barışa yöneltmiştir. 47. sure (MUHAMMED) 2. ayet (Resmi: 47/İniş:99/Alfabetik:64)
İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek! 56. sure (VÂKIA) 95. ayet (Resmi: 56/İniş:46/Alfabetik:107)
Resulünü hidayet ve hak dini getirmek
üzere o gönderdi ki, ortak koşanlar hoşlanmasa bile, onu tüm dinlerden üstün
kılsın. 61. sure (SAFF) 9. ayet (Resmi: 61/İniş:108/Alfabetik:89)
Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin
ederim gördüklerinize, Ve görmediklerinize! Ki o, çok soylu bir elçinin
sözüdür. Bir şairin sözü değildir o. Ne kadar da az inanıyorsunuz? Bir kâhinin
sözü de değildir o. Ne kadar da az araştırıp düşünüyorsunuz? Âlemlerin
Rabbi'nden bir indiriştir o. Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya
sürseydi, Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık. Sonra ondan can damarını
mutlaka keserdik. Sizin hiçbiriniz ona siper de olamazdınız. Gerçek şu ki o,
sakınanlar için tam bir uyarıcı ve düşündürücüdür. Ve biz, içinizden onu
yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz. Ve o, küfre sapanlar için tam
bir hasrettir. Ve o, kesin bilginin tam gerçeğidir. 69.
sure (HÂKKA) 38.-51 ayet (Resmi: 69/ İniş:78/Alfabetik:34)
h) Gerçekten Nefret Etmek
Yoksa, "onda bir cinnet mi var" diyorlar! Hayır, o kendilerine hakkı getirdi ama onların çoğu haktan tiksiniyor. 23. sure (MÜ'MİNÛN) 70. ayet (Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)
Yemin olsun, size hakkı getirdik ama
çoğunuz haktan tiksiniyorsunuz. 43. sure (ZUHRUF) 78. ayet (Resmi:
43/İniş:63/Alfabetik:113)
i) Gerçeğe Karşı Gelmek
Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde haksızlığa sapıp azgınlaşırlar. Ey insanlar! Şu iğreti hayatın menfaati için yaptığınız azgınlık ve taşkınlık yalnız sizin aleyhinizedir. Bir süre sonra bize döndürüleceksiniz ve yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz. 10. sure (YÛNUS) 23. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
Âd toplumu yeryüzünde haksız bir biçimde
büyüklük tasladı da şöyle dediler: "Bizden daha güçlü kim var?"
Onlar, kendilerini yaratan Allah'ın, evet O'nun, onlardan daha kuvvetli
olduğunu görmediler mi? Bunlar, bizim ayetlerimize de karşı çıkıyorlardı. 41.
sure (FUSSİLET) 15. ayet (Resmi: 41/İniş:61/Alfabetik:30)
j) Gerçek, Galip Gelir
Diliyordu ki, kötülüğü temsil edenler istemese de hakkı ayan-beyan gözler önüne koysun, saçma ve tutarsız olanı hükümsüz kılsın. 8. sure (ENFÂL) 8. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
Yemin olsun ki, onlar önceden de fitne çıkarmak istemiş ve nice işleri sana, olduğundan başka türlü göstermişlerdi. Nihayet hak geldi, onların istememesine rağmen Allah'ın emri galebe çaldı. 9. sure (TEVBE) 48. ayet (Resmi: 9/İniş:113/Alfabetik:104)
Kral dedi: "Yûsuf'un nefsinden murat
almak istediğinizde, derdiniz ne idi?" Dediler ki: "Allah şahit, biz
onun hiçbir kötülüğünü bilmiyoruz." Aziz'in karısı dedi ki: "İşte
şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onunla gönül eğlendirmek istemiştim. O, özü sözü
doğru insanlardandı." 12. sure (YÛSUF) 51. ayet (Resmi:
12/İniş:53/Alfabetik:110)
De ki: "Benim Rabbim, gerçeği ortaya
koyar. Gaybları en iyi bilen O'dur." 34. sure (SEBE') 48. ayet
(Resmi: 34/İniş:58/Alfabetik:91)
k) Gerçeğin Tutunmasını Sağlamaya Çalış
Doğruyu getirene ve onu tasdikleyene gelince, işte böyleleri, korunanların ta kendileridir. 39. sure (ZÜMER) 33. ayet (Resmi: 39/İniş:59/Alfabetik:114)
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler
yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler
müstesnadır. 103. sure (ASR) 3. ayet (Resmi: 103/İniş:13/Alfabetik:10)
l) Gerçeği Tanımak, Bilmek
Yoksa O'nun dışında bazı ilahlar mı edindiler? De ki: "Susturucu delilinizi getirin! Benimle beraber olanların da benden öncekilerin de Zikir'i budur. Ne yazık ki onların çokları hakkı bilmezler; bu yüzden de yüz çevirirler." 21. sure (ENBİYÂ) 24. ayet (Resmi: 21/İniş:73/Alfabetik:21)
Kendilerine ilim verilenler onun, senin
Rabbinden bir hak olduğunu bilsinler, ona inansınlar da kalpleri ona saygı
duysun diye böyle yapılmıştır. Şu bir gerçek ki Allah Hâdî'dir, iman edenleri
dosdoğru yola mutlaka ulaştıracaktır. 22. sure (HAC) 54. ayet
(Resmi: 22/İniş:88/Alfabetik:32)
m) Gerçeği Reddetmek
O, hak olduğu halde senin toplumun onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil değilim." 6. sure (EN'ÂM) 66. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Yalan düzüp Allah'a iftira eden veya
kendine bir şey vahyedilmediği halde "Bana vahyedildi" diyen kişi
ile, "Allah'ın ayet indirdiği gibi ben de indireceğim" diyen kimseden
daha zalim kim vardır? Bir görsen o zalimleri ölüm dalgaları içindeyken.
Melekler ellerini uzatmış, "Çıkarın canlarınızı!" diye! "Bugün
zillet azabıyla cezalandırılacaksınız; çünkü Allah'a karşı gerçek dışı şeyler
söylüyorsunuz ve çünkü O'nun ayetlerine karşı büyüklük taslıyordunuz." 6. sure (EN'ÂM) 93. ayet (Resmi: 6/İniş:55/Alfabetik:20)
Yalan düzüp Allah'a iftira eden, yahut
kendisine geldiği zaman hakkı yalanlayan kişiden daha zalim kim vardır?
Cehennemde değil midir kâfirlerin barınağı? 29. sure (ANKEBÛT) 68. ayet
(Resmi: 29/İniş:85/Alfabetik:8)
Allah hakkında yalan düzenden ve
kendisine gelen doğruyu yalanlayandan daha zalim kim vardır? Cehennemde
kafirler için bir barınak yok mu? 39. sure (ZÜMER) 32. ayet
(Resmi: 39/İniş:59/ Alfabetik:114)
Ben, şunlar ve atalarını, kendilerine hak
ve açık kanıtlı resul gelinceye kadar nimetlendirdim. Ne var ki, hak
kendilerine geldiğinde şöyle dediler: "Bu bir büyü, biz bunu inkâr
ediyoruz!" 43. sure (ZUHRUF) 29-30. ayet (Resmi: 43/İniş:63/Alfabetik:113)
Hayır, hayır! Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler. 50. sure (KAF) 5. ayet (Resmi: 50/İniş:34/Alfabetik:49)
Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur.
Yalnızca sanıya uyuyorlar. Sanı ise haktan hiçbir şey kazandırmaz. 53.
sure (NECM) 28. ayet (Resmi: 53/İniş:23/Alfabetik:80)
n) Gerçeğe Karşı Yalan
Hakkı batılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz. 2. sure (BAKARA) 42. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Dinde baskı - zorlama - tiksindirme yoktur. Doğru ve güzel olan, çirkinlik ve sapıklıktan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah'a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir. 2. sure (BAKARA) 256. ayet (Resmi: 2/İniş:92/Alfabetik:11)
Böylece hak ortaya çıktı, onların yapıp
ettikleri, işe yaramaz hale geldi. 7. sure (A'RAF) 118. ayet
(Resmi: 7/İniş:39/Alfabetik:9)
Diliyordu ki, kötülüğü temsil edenler
istemese de hakkı ayan-beyan gözler önüne koysun, saçma ve tutarsız olanı
hükümsüz kılsın. 8. sure (ENFÂL) 8. ayet (Resmi: 8/İniş:93/Alfabetik:22)
İşte bu Allah'tır sizin Hak Rabbiniz.
Hak'tan sonra, sapıklıktan başka ne kalır ki? Peki, nasıl oluyor da yüz geri
döndürülüyorsunuz? 10. sure (YÛNUS) 32. ayet (Resmi: 10/İniş:51/Alfabetik:109)
Küfre sapmış olanlar şöyle derler: "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" Sen sadece bir uyarıcısın ve her topluluk için doğruyu ve iyiyi gösteren bir önder vardır. 13. sure (RA'D) 7. ayet (Resmi: 13/İniş:87/Alfabetik:85)
Ve de ki: "Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti. Bâtıl, yok olmaya zaten mahkûmdu." 17. sure (İSRÂ) 81. ayet (Resmi: 17/İniş:50/Alfabetik:46)
Biz, elçileri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Küfre sapanlar ise bâtıla yapışarak onunla hakkı kaydırmak için uğraşıyorlar. Onlar, ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyleri eğlence edindiler. 18. sure (KEHF) 56. ayet (Resmi: 18/İniş:69/Alfabetik:54)
Hayır, biz hakkı, bâtılın üzerine
fırlatırız da o, onun beynini parçalar. Bir de bakarsın o yok olup gitmiştir.
Yakıştırdığınız niteliklerden ötürü yazıklar olsun size! 21.
sure (ENBİYÂ) 18. ayet (Resmi: 21/İniş:73/Alfabetik:21)
Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik
ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar. 23. sure (MÜ'MİNÛN) 90. ayet
(Resmi: 23/İniş:74/Alfabetik:70)
De ki: "Hak geldi, artık bâtıl
ortaya yeni bir şey çıkaramaz; eskiyi de geri getiremez." 34.
sure (SEBE') 49. ayet (Resmi: 34/İniş:58/Alfabetik:91)
Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Onlardan sonra gelen oymaklar da. Her ümmet kendilerine gelen elçiyi yakalasınlar diye uğraştı. Ve hakkı işlemez kılmak için yanlışı/tutarsızlığı esas alarak mücadele ettiler; nihayet onları yakaladım. Nasıl olmuştu azabım?! 40. sure (MÜ'MİN) 5. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik. Onların bir kısmının hayat ve hatırasını sana anlattık, bir kısmının hayat ve hatırasından sana bahsetmedik. Hiçbir resulün, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir mucize getirmesi söz konusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde, hakla hükmedilir ve gerçeği hükümsüz kılmaya çalışanlar orada hüsrana uğrarlar. 40. sure (MÜ'MİN) 78. ayet (Resmi: 40/İniş:60/Alfabetik:69)
o) Eğer Reddettiğiniz Gerçek İse
De ki: "Söyleyin bakalım, o Kur'an Allah katından ise, siz de onun üstünü örttünüzse, o dönüşü olmayan kopukluğa düşenden daha sapık kim vardır?" 41. sure (FUSSİLET) 52. ayet (Resmi: 41/İniş:61/Alfabetik:30)
RESUL KUR'AN'IN KUR'AN MESAJLARI - M. Kemal Adal
Selam...
T.C. / M. Kemal Adal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder