İŞTE ATATÜRK

İŞTE ATATÜRK
Allah Kuran’da: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.” (17/İSRA/36) buyurmuştur. Atatürk de: “Türk Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi 1-5, 1977 /A. Gürtaş, s. 41) demektedir.- "İŞTE ATATÜRK" PORTALINA GİRMEK İSTEDİĞİNİZDE YUKARIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ.

26 Mart 2016 Cumartesi

İSLAM ÜLKELERİ İSLAM’LA NE KADAR İLGİLİ?


1. NASIL İSLÂM?

Ahmet Akyol
23 MART 2016

Kur’an’daki İslâm, yaşanılan çağa uygun, gelişmiş medeniyetlerde hiçbir sorun olmadan uygulanabilen mükemmel bir din!

Ne var ki, Kur’an dışı söylev ve uygulamaların sosyal yaşamda büyük sapmalar doğurduğu da bir gerçek!

Kur’an’ ın ortadan kaldırmaya çalıştığı bazı Arap örf ve adetler, ne yazık ki, günümüzde kabul görür oldu!

Kur’an’daki İslâm Dini’ ne samimi bir şekilde inanan ATATÜRK’ ün uyarıları boşuna ve anlamsız değildir:

“Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır.”

“Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.”

“İslâm dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı karışık  ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlarla tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün öğelerinden bir an önce ve kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslâm dininin yüceliği gerçekleşir.”

Günümüzde ATATÜRK’ ün yıllar önce yaptığı uyarılar göz ardı edildi. Dinin siyasete alet edilmesinin ortaya çıkaracağı durum ise belliydi. Dinî referanslar üzerinden Türkiye’ yi dönüştürmek isteyenler bakın ülkeyi nerelere getirdiler?

George Washington Üniversitesi’ nden Scheheazade S. REHMAN ve Hossein ASKARI adlarında İran kökenli iki öğretim görevlisi, “How Islamic are Islamic Countries” adını verdikleri “İslâm Ülkeleri Nasıl İslâm” olarak tanımlanabilecek bir çalışma yaptılar ve bu çalışmayı Global Economy Journal adlı bir dergide yayımladılar. (Çalışmanın orijinal hali için yazının sonundaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.)

Bu çalışma, Gediz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Abdülkadir CİVAN’ ın, “Türkiye İslâmî Bir Ülke midir?” başlığıyla ele aldığı yazıyla ilk kez Türk kamuoyuna yansıdı; bu yazıyı çeşitli yazar ve ilâhiyatçılar zaman zaman gündeme taşıdılar. Konuyu kısaca hatırlamakta ve akılda tutmakta yarar var.

İki akademisyen, başta Kur’an olmak üzere İslâm’ın birincil kaynaklarından yola çıkarak temel İslâmî prensipleri belirlemişler ve bunları da,

A.İktisadî,
B.Hukukî,
C.İnsanî,
D.Uluslararası ilişkiler olmak üzere 4 ayrı alt endekse ayırmışlar.

Belirledikleri prensipleri alt alta sıralayıp eldeki verileri kullanarak, hangi ülkenin bu prensiplere ne kadar uygun hareket ettiğini görmek, kısacası kimlik kartında Müslüman ya da Hristiyan ne yazarsa yazsın ayırt etmeden, ülkelerin Kur’an verilerine göre ne kadar “İslâmî” olduklarını test etmek amacıyla, dünya üzerindeki ülkeleri kantara vurmuşlar.

A. İktisadî endekste: vergilerin adilliği, fakirlere sosyal yardımlar, özel mülkiyetin korunması gibi faktörlere bakılmış.

B. Hukukî endekste: kanun hâkimiyeti, yargının bağımsızlığı gibi faktörler baz alınmış.

C. İnsanî ve politik haklar endeksinde: sivil ve politik haklar, kadın hakları gibi konular değerlendirilmiş.

Veriler dünya üzerindeki 208 ülkeye karşılaştırmalı olarak uyarlanıp sonra da her ülke için temel “İslâmîlik” sıralaması yapılmış. (Elbette bu çalışmada hata ve eksiklikler bulunabilir.)

SONUÇ:

Kur’an verilerine göre İslâm’ ı en iyi uygulayan ya da “En Müslüman” ilk üç ülke sıralaması şöyle:

1.Y. Zelanda,
2.Lüksemburg,
3.İrlanda.

Bu ülkeleri Danimarka, İngiltere ve Norveç takip ediyor.

Kısacası, yolsuzlukların en az olduğu gelişmiş ülkeler Kur’an’ daki İslâmı daha çok uyguluyorlar.

Bu arada BM’nin 2013 yılı Dünya Mutluluk Raporu’nda insanları en mutlu ülkeler Danimarka, Norveç, İsviçre olduğunu da unutmayalım.

Kendini Müslüman olarak tanıtan ülkelere gelince…

İki İran kökenli araştırmacının yaptığı çalışmada, ilk 50’de sadece 2 Müslüman ülke bulunuyor:

Malaysia (Malezya), 38;
Kuwait (Kuveyt) 48 nci sırada...

Kendini ‘’İslâmî’ olarak tanımlayanların yaşadığı ülkeler rüşvetin, yolsuzluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun, insan hakkı ihlallerinin ve haliyle de yoksulluğun kol gezdiği topraklar...

Bu çalışmada Türkiye nerede merak ediyorsanız, onu da açıklamışlar:
Türkiye, 103 ncü sırada…

Müslüman ülkelerden Bahreyn, Uganda ve Tunus, Türkiye’ nin önünde.
Bahrain (Bahreyn) 64,
Uganda 73,
Tunisia (Tunus) 83 ncü sırada…

İsrail, ikisi hariç, İslâmîlik’ te bütün Müslüman ülkelerin önünde görünüyor.
Arabistan: 131,
Mısır: 153,
İran: 163,
Afganistan ise 169 ncu sırada…

OECD tarafından uygulamaya konulan “Daha İyi Yaşam Endeksi”: konut, gelir, iş, iletişim ve toplum, eğitim, çevre, sivil katılım ve yönetim, sağlık, yaşam memnuniyeti, güvenlik ve iş yaşam dengesi kriterlerine göre oluşturuluyor.

Çalışma sonuçlarının Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında Daha İyi Yaşam Endeks değeri en düşük ülke olduğunu gösterdiğini yani “En Mutsuz Ülke” olduğunu da bir yere not alın!

İslâm Dini, dünya ve ahiret için doğru ve uygulanabilir reçeteler vermesine rağmen, Müslüman olarak tanımlanabilen ülkelerdeki teori ve pratikteki bu uyumsuzluk nasıl açıklanabilir?

Ahlakî erozyon büyük boyutlarda… Kimileri yalanına meşruiyet ararken, kimileri yalancının yanında alkışlarla saf tutuyor.

Bir zamanlar çok önemli olan “Ahlakî kaygılar” sanki önemini kaybetti ve anlamsızlaştı!

Değişmek, dönüşmek ve gelişmek böyle mi olacaktı?

İnanç sömürücülerinin ülkeyi getirdikleri durum budur!

Buyurun size “En Müslüman” ile “En Gâvur” ülke farkı!


SON SÖZ:

Din, insanın kutsal saydığı gerçeklikle ilişkisidir.

Hangi dinden olursa olsun, dinle yatıp dinle kalkanların, her olayı dine bağlayanların din ile bir sorun yaşadıklarına inanıyorum.

İman öznel, bilim nesneldir. Toplumumuzda imanî tartışmalar yerine bilginin yer alması gerekir. Sürekli artı değer üretmek (Ameli Salih) bir sorumluluktur.

Kur’an’ın en büyük mücadelesi cehaletledir. “Cehaletin tahsilinden” Müslümanların kurtulmaları gerekir. Aklı mahkûm eden zihin dünyasıyla ilerlemek, gelişmek, yenilenmek mümkün değildir.

(George Washington Üniversitesi’ ndeki iki öğretim görevlisinin hazırladıkları ve “How Islamic are Islamic Countries” adını verdikleri çalışmanın orijinal hali için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.)


 2. İSLÂMİ ÜLKE NERESİ, MÜSLÜMAN KİM?

 Yaşar Nuri Öztürk
 09 Eylül 2015, 11:20

‘Kur’an’la doğdum, Kur’an’la öleceğim. Dindar nesil yetiştireceğiz, helâlı haramı bileceğiz, Hazreti Ömer’in adalet anlayışı düsturumuz olacak, garip gurebanın hakkını yemeyeceğiz ve yedirmeyeceğiz, İslam dünyasına model olacağız, mazlum milletlerin sesi olacağız, minareler süngümüz kubbeler miğferimiz olacak. Yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları yok edeceğiz.”

Şimdi muhasebe zamanı...

Bu 13 yılın sonunda, dini referansların üzerinden Türkiye’yi dönüştürmek isteyenlerin karakter ve icraatının bir muhasebesi gerekmez mi?

Muhasebeyi; George Washington Üniversitesi öğretim üyelerinden, İran kökenli iki profesörün, ‘Global Economy Journal’ isimli dergide yayınladıkları ‘Ekonomik İslamik Endeks’ başlığını taşıyan çalışmanın ve Gediz Üniversitesi Öğretim Üyesi Abdülkadir Civan’ın, ‘Türkiye İslamî Bir Ülke midir?’ başlığıyla ele aldığı çalışmanın üzerinden yapacağız.

 İki akademisyen, başta Kur’an olmak üzere İslam’ın birincil kaynaklarından yola çıkarak temel İslamî prensipleri belirliyorlar; bunları da, iktisadî, hukukî, insanî ve uluslararası ilişkiler olmak üzere 4 ayrı alt endekse ayırıyorlar.

Belirledikleri prensipleri alt alta sıralayıp eldeki verileri kullanarak dünya üzerindeki ülkeleri kantara vuruyorlar.

Amaç, hangi ülkenin bu prensiplere ne kadar uygun hareket ettiğini görmek, yani kimlik kartında Müslüman olsun olmasın, ülkelerin Kur’an verilerine göre ne kadar ‘İslamî’ olduğunu test etmek.

İktisadî endekste; vergilerin adilliği, fakirlere sosyal yardımlar, özel mülkiyetin korunması gibi faktörlere bakılıyor.

Hukukî endekste; kanun hâkimiyeti, yargının bağımsızlığı gibi faktörler temel alınıyor.

İnsanî ve politik haklar endeksinde; sivil ve politik haklar, kadın hakları gibi konular değerlendiriliyor.

Veriler dünya üzerindeki 208 ülkeye karşılaştırmalı olarak uyarlanıp sonra da her ülke için temel ‘İslamîlik’ sıralaması yapılıyor.


Sonuç:

İlk 35’te hiçbir Müslüman ülke yok! Türkiye: 103, S. Arabistan: 131, İran: 163, Afganistan: 169. sırada.

İlk 50’de sadece 2 Müslüman ülke bulunuyor: Malezya, 38. Kuveyt 48. sırada.

İsrail, ikisi hariç, İslamîlikte bütün Müslüman ülkelerin önünde görünüyor.

En ‘Müslüman’ ülkeler hangileri? İlk 3 sıra: Y. Zelanda, Lüksemburg, İrlanda. Onları Danimarka, İngiltere, Norveç takip ediyor.

Bu ülkelerin, Uluslararası Saydamlık Örgütü’nün açıkladığı endekste de yolsuzlukların en az olduğu ülkeler arasında olması tesadüf mü?

Gelişmiş ülkelerin daha ‘Müslüman’ olması dikkat çekici değil mi?


Kendini ‘’İslamî’ olarak tanımlayanların yaşadığı ülkeler ise rüşvetin, yolsuzluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun, insan hakkı ihlallerinin ve haliyle de yoksulluğun kol gezdiği topraklar...

Bu arada BM’nin 2013 yılı Dünya Mutluluk Raporu’nda da insanları en mutlu ülkeler Danimarka, Norveç, İsviçre.

OECD’nin 2014 yılı ‘Yaşam Memnuniyet Çalışması’na göre de Türkiye, 36 ülke arasında en mutsuz iki ülkeden biri...

Sözün özü:

İnanç sömürücülerinin karneleri üzerinden baktığımızda, adına ‘Müslüman ülkeler’ dedikleri topraklarda en değerli Müslümanları değil, en berbat gâvurları aramamız gerekiyor.

Bu gâvurların en berbatları da Türkiye’deki Atatürk düşmanı dinciler.


http://www.aydinlikgazete.com/islmi-ulke-neresi-musluman-kim-makale,61356.html


 3. TÜRKİYE İSLAMİ BİR ÜLKE MİDİR?


Abdülkadir Civan

Türkiye son 10 yılda birçok yönden değişti, dönüştü, gelişti. Bu değişimin bir boyutu olarak dindar kesimlerin görmüş olduğu tazyikler azaldı. Artık dinin ve dindarlığın bazı emareleri sosyal politik ve ekonomik hayatta daha fazla görülür ve tolere  edilir hale geldi.

Bu gelişmeler Türkiye daha İslami bir ülke haline mi geliyor sorusunu gündeme getirdi.

Ben bu yazıda ülkelerin ne kadar “İslami” olduklarını  belirlemeye çalışan iki ekonomistin makalesini özetleyeceğim.

Müslümanlar eğer dinlerini özüne uygun şekilde yaşarlarsa Allah’ın rızasını kazanacaklarını düşünürler. Müslümanların çoğunluğu Allah’ın rızasını kazanmaları sonucunda insanın hem ahirette hem de bu dünyada mutlu olacağını düşünür.

Başka bir ifadeyle Müslümanlığı hakkıyla yaşamak sadece cenneti kazanmak için değil bu dünyadaki refahı ve huzuru kazanmanın da anahtarıdır.


Bununla birlikte Müslümanlık diğer birçok dinin aksine hayatın hemen her alanıyla ilgili belirlenmiş ve net kurallar ortaya koymaktadır.

Öte yandan dünyayı biraz takip eden insanların genelde Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerin diğerlerine  göre daha huzurlu ve müreffeh olmadığını bilir. Afganistan ve Norveç, Mısır ve Avustralya karşılaştırmaları gibi bu konularda hemen herkese bir fikri verebilir.

Ben de Müslümanlığın dünya ve ahiret mutluluğu için doğru ve uygulanabilir prensip ve reçeteler sunduğunu kabul edenlerdeniz.

Pekâlâ, teori ve pratikteki bu uyumsuzluğu nasıl izah edebiliriz.

Rehman ve Askari isimli iki araştırmacı bu konu üzerinde oldukça kapsamlı bir çalışma yapmışlar[i]. 

Öncelikle birincil kaynaklardan yola çıkarak temel İslami prensipleri belirlemişler.

Daha sonra da eldeki verileri kullanarak dünya üzerindeki  ülkelerin bu prensiplere ne kadar uygun hareket ettiklerini incelemişler

Çalışmanın detaylarına girmeden önce şu noktayı hatırlatmak istiyorum. Bu gibi indeks çalışmalarının hemen tamamında bir kısım sübjektiflikler, bazen tutarsızlıklar, veri eksikliğine dayalı yakınsamalar, sebep-sonuç  karışıklıkları vs vardır.

 En temel milli gelir, insani gelişmişlik endeksi ve demokrasi endeksi vs.lerde bile bir sürü eksiklikler vardır. 

Doğal olarak bu konunun öncüsü olan ve hala daha tam rafine hale gelmemiş bu indeks çalışmasında da bir yığın metodolojik problem dile getirilebilir.

Rehman ve Askari önce dört alt endeks oluşturuyorlar.  Bunlar:

1) İktisadi endeks,
2) Hukuk ve yönetişim endeksi,
3) İnsani ve politik haklar endeksi,
4) Uluslararası ilişkiler endeksi.

 Bunların bir tür ortalamasını alıp ülkenin ne kadar “İslami” olduğunu belirliyorlar.

Bu alt endekslerde ilk dikkat çeken husus normalde ilk bakışta “İslami” diye adlandırmayacağımız birçok faktörün değerlendirmeye alınması. Ancak araştırmacılar bu değerlendirmelerini temel İslami kaynaklara dayandırıyorlar.

İktisadi endekste ilk akla gelebilecek faizli enstrümanların yaygınlığı, rüşvetli işlemlerin sıklığı gibi değişkenlerin yanında vergilerin adilliği, fakirlere eğitim sağlık vs alanlardaki sosyal yardımlar, özel mülkiyetin korunması gibi faktörlere bakılıyor.

Hukuk ve yönetişim endeksinde kanun hâkimiyeti, yargının bağımsızlığı, yönetim etkinliği vs. gibi faktörler dahil edilmiş.

 İnsani ve  politik haklar endeksinde sivil ve politik haklar, kadın hakları gibi konular  değerlendirmeye alınmış.

 Uluslararası İlişkiler endeksinde ise çevresel faktörlerden askeri harcamalara kadar değişik konular yer almış.

Bu alt indeks  değerleri eldeki veriler çerçevesinde 208 ülke için belirlenmiş ve daha sonra bunlar kullanılarak her ülke için temel “islamilik” sıralaması yapılmış. Bence  oldukça şaşırtıcı bir sonuç elde etmişler. 

İran, Suudi Arabistan, Afganistan gibi ülkeler sıralamada ilk elliye hatta ilk yüze bile girememişler.

İslamilik endeksinde ilk üç sırayı Yeni Zelanda, Lüksemburg ve İrlanda alırken Danimarka, İngiltere, Norveç gibi gelişmiş ülkeler üst sıralarda yeralmış.

Hatta İsrail ikisi hariç İslamilikte tüm Müslüman ülkelerin önünde yer almış.

Genel anlamda  Müslüman diye algıladığımız ülkeler arasında en üst sırayı Malezya 38.likle elde etmiş.

Daha sonra 48. olan Kuveyt geliyor.

Türkiye ise 208 ülke arasında en İslami 103. Olarak değerlendirilmiş.
                                                                                      
Suudi Arabistan 131, İran 163 ve Afganistan 169. sırada.


Genel trendlere baktığımızda ise büyük oranda gelişmiş ülkelerin üye olduğu OECD ülkeleri ve yüksek gelirli ülkelerin, İslam Konferansı Örgütü üye ülkeleri ve fakir ülkelerden daha İslami olarak gözleniyor.


Pekiyi bu çalışmadan çıkarabileceğimiz ne gibi dersler olabilir?

İlk olarak Müslümanları iyimserliğe sevk edecek bir sonuç çıkarılabilir. İslami prensipleri uygulayan toplumlar en azından bu dünyada huzurlu ve müreffeh bir sosyal, ekonomik ve politik yaşama
ulaşabiliyorlar.

 İslami prensipleri uygulayan ama Müslüman olmayanların ahiretteki durumları konusu ise benim ilgi alanım dışında olduğundan o konuya girmiyorum. Ancak huzur İslamda diyenlerin en azından bu açıdan bakıldığında haklı olduğu görülüyor.

Ancak çalışmanın ikinci ve belki de karamsar denilebilecek sonucu ise İslami olmak öyle sanıldığı kadar kolay olmuyor.

Dine samimi olarak inanan, dini ibadetlerini yerine getiren yöneticilerin olduğu ülkelerde İslami prensipler otomatikman toplum hayatına hâkim olmuyor.

İnanç ve ibadet İslamiyet’in sadece bir boyutu ve diğer öğretileri içselleştirilmediği zaman bu dünya da refah ve huzura kolay kolay ulaştırmıyor. Yine inanç ve ibadetin ahiret hayatı için anlamına girmiyorum. 

Hatta şunu da söyleyebiliriz sadece yöneticilerin değil halkın da önemli bir çoğunluğunun inanç ve ibadetler yönüyle dindar olması, toplumun huzur ve refaha ulaşması için yeterli olmuyor. 

Huzurun İslam’da olduğunu tekrar ifade etmekle beraber İslam’ın öyle çok kolay ulaşılabilen bir şey olmadığını söylemem gerekiyor.

 İnsanı da ve içinde yaşamış olduğu toplumları belirli psikolojik, sosyal, ekonomik ve politik kanunlar (ki bunlar SÜNNETULLAH’tır- MKA) çerçevesinde yaratan Allah, bu kanunlara (SÜNNETULLAH'A-MKA) uymayı da bir yönüyle İslam diniyle emretmiş. Allah’ın emirlerine uyanlar hem emre uymalarının karşılığı olarak ahiretlerini kurtarıyorlar hem de bonus olarak bu dünyalarını cennete çeviriyorlar.

[i] Yazının tamamına ulaşmak isteyenler Global Economy Journal dergisinin 10. Cilt (2010) 2. Baskısına bakabilirler.




4.“REHMAN AND ASKARI: HOW ISLAMIC ARE ISLAMIC COUNTRIES?” AKADEMİK ARAŞTIRMASINDAKİ TABLO VE EKLER

Sevgili Kardeşim ve Gönül Dostum  Ahmet Akyol’un yazısının sonunda verdiği linkten indirdiğim İngilizce metinde, ayrıntılı 6 tablo ve 2 ek vardır.

Becerebildiğimce çevirdiğim Tablo I ve Ek - 2 yi, İngilizceyi hiç bilmeyenlere bir fikir vermesi bakımından  aşağıda sunuyorum.

Yapılan söz konusu çalışma, bilimsel / akademik bir araştırma olup; sonuçlarının değerlendirilmesi yönüyle, bu çalışmanın tüm "İslam konferansı örgütü ülkeleri" ilgilileri ve sorumluları için ders ve ibret alınacak verileri ve önemi vardır.

İngilizce metnin tamamının tablo ve ekleriyle birlikte, Türkçeye tercüme edilerek paylaşılması, bu lisana hakkıyla vakıf, zamanı ve imkanı olan "gönül dostları" nın ilgi ve takdirlerine kalmıştır.

M. Kemal Adal


Tablo I
Ekonomik İslamilik Endeksi:  12 Temel İslami Ekonomik Prensipler

(1) Toplumun tüm üyeleri için Eşit ekonomik fırsatlar ve ekonomik özgürlük,
(2) Ekonomik eşitlik,
(3) Kişisel mülkiyet hakları ve sözleşmelerin kutsallığı,
(4)  İş isteyen ve iş yapabilenlerin tümüne iş bulma  ve  eşit iş  sağlama
(5) Eğitimin Eşit kullanılabilirliliği,
(6) Sadakalar ve sadaka vererek , Yoksulluğu önlemek ve azaltmak; gıda barınma, giyim vs. temel ihtiyaçların  yerine getirilmesi,  
(7) Genel olarak, sosyal sorunları çözmek  ve toplumun yerine getirilmemiş ihtiyaçlarını karşılamak için vergilendirme,
(8)Şimdiki ve gelecek nesillerin üyelerinin  tümü yararına, doğal ve tükenebilir kaynakların uygun yönetimi,
(9) Yolsuzluk uygulamalarının kaldırılması,
(10) Destekleyici finansal sistemin kurulması,
(11)Faizin kaldırılmasını da  içeren Mali uygulamalar
(12) Yukarıdakilere (Ekonomik genel refah) ulaşmada devletin etkinliği.


EK: 2 :GENEL İSLAMİLİK GÖSTERGE SIRALAMASI


Ülkeler
{208}
İslam konferansı örgütü ülkeleri vurgulu
Genel İslamilik Gösterge Sıralaması

New Zealand  
Luxembourg  
Ireland  
Iceland  
Finland  
Denmark  
Canada  
U.K.  
Australia  
Netherlands  
Austria  
11 
Norway  
12 
Switzerland  
13 
Belgium  
14 
Sweden  
15 
Portugal  
16 
Germany  
17 
Bahamas  
18 
France  
18 
Czech Rep  
20 
Estonia  
21 
Costa Rica  
22 
Spain  
23 
Barbados  
24 
U. S.  
25 
Slovenia  
26 
Hong Kong, China  
27 
Latvia  
28 
Japan  
29 



Malta  
30 
Hungary  
31 
Slovak Republic  
31 
Italy  
33 
Chile  
34 
Lithuania  
35 
Cyprus  
36 
Singapore  
37 
Malaysia  
38 
Panama  
39 
Trinidad and Tobago  
40 
Poland  
41 
Mauritius  
42 
Croatia  
43 
St. Vincent and the 
Gren  

44 
Namibia  
45 
Greece  
46 
Jamaica  
47 
Kuwait  
48 
Uruguay  
48 
South Africa  
50 
Botswana  
51 
St. Lucia  
52 
Ghana  
53 
Argentina  
54 
Brazil  
55 
Mexico  
55 
Bulgaria  
57 
El Salvador  
58 
Philippines  
59 
Dominica  
60 
Israel  
61 
Monaco  
62 



Lesotho  
63 
Bahrain  
64 
Brunei  
65 
Romania  
66 
United Arab Emirates  
66 
Belize  
68 
Andorra  
69 
Cayman Islands  
70 
Seychelles  
71 
Fiji  
72 
Uganda  
73 
Tanzania  
74 
Antigua and Barbuda  
75 
Gabon 
75 
Jordan  
77 
Thailand  
78 
Grenada  
79 
San Marino  
79 
China  
81 
Nicaragua  
81 
Cape Verde  
83 
Macao, China  
83 
Tunisia  
83 
Colombia  
86 
Dominican Republic  
87 
Peru  
88 
India  
89 
Aruba  
90 
Russian Federation  
91 
Honduras  
92 
Greenland  
93 
Guyana  
94 
Netherlands Antilles  
95 
Mozambique  
96 



Mongolia  
97 
Macedonia, FYR  
98 
Oman  
99 
Suriname  
100 
Bosnia and 
Herzegovina  

101 
Ukraine  
102 
Turkey  
103 
Maldives  
104 
Liechtenstein  
105 
Korea, Rep.  
106 
Kazakhstan  
107 
Timor‐Leste  
107 
Senegal  
109 
Albania  
110 
Moldova  
110 
Qatar  
112 
Puerto Rico  
113 
Armenia  
114 
Kiribati  
115 
Sri Lanka  
116 
Georgia  
117 
St. Kitts and Nevis  
117 
Morocco  
119 
Northern Mariana 
Islands  

119 
Papua New Guinea  
119 
Zambia  
119 
Bolivia  
123 
Gambia, The  
124 
Azerbaijan  
125 
Ecuador  
125 
Guatemala  
127 
Belarus  
128 
Malawi  
129 



Mali  
130 
Saudi Arabia  
131 
Burkina Faso  
132 
Vanuatu  
133 
Vietnam  
134 
Rwanda  
135 
Paraguay  
136 
Kyrgyz Republic  
137 
Korea, Dem. Rep.  
138 
Virgin Islands (U.S.)  
139 
Indonesia  
140 
Venezuela, RB  
141 
Madagascar  
142 
Palau  
143 
Kenya  
144 
Guinea  
145 
Samoa  
146 
Benin  
147 
Pakistan  
147 
Cuba  
149 
New Caledonia  
150 
Nepal  
151 
Bangladesh  
152 
Egypt, Arab Rep.  
153 
Cambodia  
154 
Tonga  
155 
Burundi  
156 
Swaziland  
156 
Lebanon  
158 
Zimbabwe  
159 
Algeria  
160 
Micronesia, Fed. Sts.  
161 
Cameroon  
162 
Iran, Islamic Rep.  
163 



Myanmar  
164 
Central African 
Republic  

165 
Bermuda  
166 
Bhutan  
167 
Sierra Leone  
168 
Afghanistan  
169 
Guam  
170 
Congo, Dem. Rep.  
171 
Togo  
172 
Turkmenistan  
173 
Nigeria  
174 
Uzbekistan  
174 
Haiti  
176 
Tajikistan  
176 
American Samoa  
178 
Cote d'Ivoire  
179 
Ethiopia  
180 
French Polynesia  
181 
Congo, Rep.  
182 
Equatorial Guinea  
183 
Lao PDR  
183 
Serbia and 
Montenegro  

185 
Syrian Arab Republic  
186 
Marshall Islands  
187 
Faeroe Islands  
188 
Niger  
189 
Guinea‐Bissau  
190 
Solomon Islands  
190 
Sao Tome and Principe
192 
Djibouti  
193 
Liberia  
194 
Mauritania  
195 
Libya  
196 



Chad  
197 
Yemen, Rep.  
198 
Angola  
199 
Comoros  
200 
Iraq  
201 
Channel Islands  
202 
Sudan  
202 
Eritrea  
204 
Isle of Man  
205 
Somalia  
206 
West Bank and Gaza  
207 
Mayotte  
208 




















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder