Ahmet B. ERCİLASUN
03 Nisan
2016 Pazar 00:00

1980 öncesinde verdikleri destanî
mücadele ile Türkiye'nin Moskof pençesine düşmesine, Afganistan'a dönüşmesine
engel olmuşlardır.
Ülkücü milliyetçi
hareket, düşmanı doğru tespit eden uzak görüşü, bütün stratejik cephelerde varlığını
gösterebilmesi, elindeki bütün güçleri cepheye sürebilmesi, sağlam karakteri,
mücadele gücü ve azmi sayesinde Türkiye'nin kaderini belirleyen asli
unsurlardan biri olmuştur.

Yeni hasımlar,
Türklüğü, Türk kavramını ortadan kaldırmak isteyen; ülkeyi bölme talebini
saklamayan bölücü teröristlerin liderleri ve siyasi uzantılarıyla müzakereler
yapan; Cumhuriyet'in temel ilkelerini reddeden gruplardır. Ve bu grupların Türkiye'de ele geçirmediği
neredeyse hiçbir şey kalmamıştır.



İdari ve siyasi makamlar, gazeteler,
televizyonlar, sivil toplum kuruluşları işgal altında ve ülkede ülkücü
milliyetçi hareket var mı yok mu belli değil.
Ülkeyi silkeleyen, yüz
binler olup meydanları dolduran, Türk kavramını yok etme cüretini gösterenleri
korkudan titreten bir hareketten eser görünmüyor. Tam tersine, vaktiyle
milliyetçi harekete mensup milyonlar, bölücülerle görüşmeler yapan ve Türklük
kavramını ortadan kaldırmak isteyen gruplarla beraber oluyor. Türk düşmanını
milliyetçi zannediyor.


Ülkücü milliyetçi hareketin içinde bulunduğu çıkmaz ortada değil mi? Haydi her
şeyi bir yana bırakalım, sayılar ortada değil mi? Sayılar yanılabilir mi? 80
ile 40 aynı mı? Dördüncü ile üçüncü aynı mı? Alınan oy miktarları ortada,
matematik bu kadar açık.

***

Kurultay, ülkücü milliyetçi hareketin
son sınavı mı? İnşallah son olur ve kurultaydan başarı ile çıkılır. Mahkemeler
yoluyla kurultayı engellemek, yargıyı baskı altında tutanlardan yardım alarak
kurultayı engellemek asla taşınamayacak bir vebal olur.
Kurultayın engellenmesi
hâlinde ülkücü milliyetçi hareket ya başka bir sınava girer yahut da yok olur.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ sitesinden 03.04.2016 tarihinde
yazdırılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder